tasarım

tasarım

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

Şizofrenik Günlük

Leon'a Mektuplar


Kimseye bir şey anlatamadığım o sıkıntılı dönemlerde bir karakter yarattım, ismi Leon. Sürekli benimle birlikte ama sürekli de sıkıntılarımı anlattığım biri. İnsanlar dert dinlemekten, olumsuz düşünceden bıkarlar hep. Onlara anlatamazsın seni dinlemezler. Kimse yaşam enerjisini kurutan hikayelerden hoşlanmaz. İşte tam da bu yüzden Leon’u yarattım. Derin sessizliğimin içinde hep ona anlattım derdimi. Deli ya da şizofren değilim tabiki o yüzden mektuplar yazdım ona, hiç kimsenin okumasına izin vermediğim gönderilmemiş mektuplar. Tereddütlerim olsa da burada yayınlamaya karar verdim. Leon ismini seçme nedenimse filme bayılmamdır. Mathilda ve Leon’un ilişkisi defalarca izlememe rağmen hala beni büyüleyebiliyor. Tamamen saf ve temiz duygularla bir çocuğun yanındadır Leon ve işte o yüzden benimle de birliktedir her zaman…





Leon’a Mektuplar 1
Yorgunum Leon, çok yorgunum…
Bu gemi batıyor, aç kurtlar gibi her yere saldırıyorum. Bir çıkar yol olmalı diyorum ama her darbede gemim biraz daha batıyor. Olumlu düşün her şey düzelecek diyorum kendime, tüm dünya buna inanıyor ya bende inanmak istiyorum. İstemekle kalmıyorum inanıyorum, deniyorum ama olmuyor. Dünya bana koca bir yalan söylüyor Leon. Öfkeliyim… Kendime mi başkalarına mı bilmiyorum. Ama öfkem en çok evrene galiba; Beni görmüyor, duymuyor diye…
Yarım kadar çabayla istediklerinden fazlasını elde edenlere bakıyorum da Leon, dünya beni niye hiçe sayıyor? Sağlığımı bile bu uğurda kaybedecek bir hırsla çabalıyorum evren beni neden görmüyor Leon? Denizlerin ortasında hırslarımda boğuluyorum, ciğerlerime tuzlu su doluyor, nefes alamıyorum… Her deneme biraz daha acı veriyor, her hayalim daha fazla güldüren bir tiyatro oyunu haline geliyor. Leon evren bana bir tarafıyla gülüyor.
Bütün alternatifleri denemiş, kaybedeceği her şeyi kaybetmiş, bütün hayalleri yıkılmış biri nereye gider söylesene Leon? Ben artık gitmiyorum, burada durup öylece bekliyorum. Belki bir gün evren beni de fark eder diye UCUBE (?!) bir heykel gibi şekilsiz, yersiz, zamansız bekliyorum… Kimse görmezse sen gör beni LEON…
                                                                                                                 13.04.2011     -       21:55



Leon’a Mektuplar 2
Büyümek değişik bir şeymiş Leon. Ben mi büyüdüm dertler mi büyüdü anlayamıyorum artık. Ben mi yaşadım bu hayatı nasıl atlattım bunları ben bile şaşıyorum, bazen öyle bir geliyor ki hüzün bulutları bir fil gelip oturuyor sanki göğsüme nefes alamıyorum. Son 5 yıldır hayatımda öyle iç karartan hava gördüm ki bulutlar ağladı ben ağladım Leon. Şimdi bakıyorum o 5 yıla başlarda ufak tefek sıkıntılarla mutsuz bir kız görüyorum. Sonra her geçen gün daha kötüsü başına gelen, son 1 yılda dertlerin tavan yaptığı bir kız, sonunda şükretmeyi öğrenmiş artık biliyor her dibin daha dibi varmış nerde olursan ol ne kadar düşersen düş buna da şükür demeliymiş.
Ben eskiden mutluymuşum aslında Leon, bunu nefes alamadığımda fark ediyorum. Güzel günler geçiyor gözümün önünden sonra sahne kararıyor bugüne geliyorum. Leon ben yeniden o küçük kız olmak istiyorum, canım yanmasın artık çok yoruldum. Düştükçe düşüyorum dipsiz bir kuyuya, biliyorum daha kötüsü de var buna da şükür ama Leon gücüm tükeniyor, tut ellerimden ne olur çek al beni buradan artık düşmek istemiyorum, bak her yerim yara bere içinde kaldı çek al beni yaralarımı sar. Ruhum ve bedenim çok yorgun gel birlikte arayalım o gülümseyen kızı, bir kaldırımda otururken bırakmıştım geri döndüğümde yoktu. Söylesene ne oldu o kıza, bulabilir miyiz onu? Geri getirebilir miyiz? Bana yardım eder misin?
                                                                                                                                Mayıs 2011



Leon’a Mektuplar 3
Yoruldum yine Leon ben çok yorgun bir çocuğum. Hırslarım beni yoruyor hani söz vermiştim ya kendime geçen yıl hiç kimsenin hiçbir şeyin hayatımı mahvetmesine izin vermeyeceğim diye tutuyorum sözümü Leon kimseyi takmadan sadece hırslarıma, kararlarıma odaklanmış gidiyorum. Başarmıyor da sayılmam istediklerim oluyor ama kolay ama biraz zorlanarak, ufak tefek olumsuzlukları da görmezden geliyorum. Dünya bütün gıcıklığıyla benim aleyhime ilerlerken ben hala ayaktayım Leon umurumda değil şu an tek hırsım olan okul konusu bile umurumda değil, ben bu okulu istediğim gibi bitireceğim isterse uzasın ama benim dediğim olacak hedefime doğru koşmaya devam ediyorum. Dışarıda dünya akmaya devam ediyor Leon arkamı döndüğüm için durmadı elbet. Yaktığım canlar, aldığım ahlar cabası. Biliyorum daha öncekiler gibi bunlar da benden çıkacak o gün ne yapacağım bilmiyorum ama şu an hiçbir şey umrumda değil Leon herkesi her şeyi harcayacak potansiyeldeyim.
                                                                                                                       2.06.2011      16:43



Leon’a Mektuplar 4
Yorgunum Leon, yaşadığım saçma hayat beni yoruyor. Bir anda ortadan kaybolmak istiyorum çünkü bedel ödemek ağır, hesabı ödemeden kaçmak istiyorum. Görünmezlik pelerini giydim bu aralar, ruh gibi saydam dolaşıyorum ama kimse farkında değil Leon, beni sallamıyorlar. İşime geliyor böylesi, melankolik ruhum bile rahat artık. Koptum sanki dünyadan. Ben artık yokum Leon göremezsin bak saydamım şimdi. Duygularımı da gönderdim gitti, hafifim uçuyorum Leon, kaçıyorum her şeyden. 5 yıl önceki kendimi isterken daha da uzağa kaçtım, ben artık eski ben değilim. Yeni haliminse bir karakteri yok, boş bir insan, duygusuz, kayıp, varlıkla yokluk arasında, görünmez, fark edilmez…
Ruhumdan geriye kalan kırıntılar yorgun Leon, ama onu bile tam hissedemiyorum artık. Psikolojik desteğe ihtiyacım var ama çaktırmam, rolüm güçlü, ters düşemem. Saçmalıyorum bende biliyorum Leon ama bunu yalnızca ben söyleyebilirim, başkalarına izin vermem, yalnızca sana itiraf ederim. Paramparça ettim her yerimi kanamıyor bir tek sen görürsün Leon, şizofrenik dünyamı yalnızca sana açarım çünkü rolüm normal, ruhsal olarak sağlıklı bir insan.
Çok yorgunum Leon, asırlık hayalet gibi. Batmak üzere bir gemide… Belki kaptanın hayaletiyim belki de bir tayfanın, bir miço bile olabilir ne önemi var. Nereye ulaşacağını bilmeden amaçsız sürüklenen bir geminin hayaletiyim şimdi, korsanların bile önemsemediği. Ya bir rüzgar sürüklemeli bu gemiyi ya da cesur bir korsan çekip almalı fırtınadan. Bir hayalet yalnız başına halledemez bu ona fazla…
                                                                                                                       26.07.2011      10:50





Leon’a Mektuplar 5
İzmir’i özlüyorum Leon hem de çok. Öyle çok ihtiyacım var ki tatile. O havuzu özlüyorum fazla kalabalık olmayan hali İzmirlilerin yaz gelince yazlıklarına kaçıp meydanı bize bırakmasından ya o az kişinin olduğu havuzu özlüyorum. Uzansam şezlonglara müziğimi taksam ama yüksek sesle değil çünkü arkadan hafif hafif su sesi de gelmeli, kitabımı alsam elime okusam, hayal etsem, çok sıcak olunca da atsam kendimi 10 dakika havuza bir serinleyip geri çıksam. Özene bezene döşediğimiz evimizde kafeteryadan çeken az miktarda yararlanabildiğimiz internetle izole bir hayata geçiş yapsam. Bu yıl da geleneksel Alaçatı gezimizi yapsak rüzgar değirmenlerini görebilsem yeniden ve Alaçatı’nın muhteşem rüzgarını hissetsem tenimde, sörf yapanları izleyip onların yerinde olmayı hayal etsem. Bir akşamüstü Kordon’da yürüsem yürüsem, güneş batsa denize o manzaraya bir kez daha bakıp seviyorum ben bu şehri desem hapsetsem hafızama.
Özlüyorum Leon çünkü güzel şeyler hiç uzun kalmıyor elimde. Şans mı kısmet mi bilmiyorum ama yorucu, boğucu bir o kadar da üzen hayatımda güzel anlar kıymetini bilmeye fırsat bulamayacak kadar kısa sürüyor. Biliyorum bir yerlerde benimkinden de kötü hayatlar yaşayanlar var isyan değil benim ki, asansör gibi hızla yukarı çıkıp hızla aşağı inen hayatımın mide bulantısı. Hiçbir yere ait hissedememek kendini, bocalayıp durmak. Hani statik olsa her şey oraya alışır ona göre yaşarsın ya ben neyi nerede yaşayacağım bilmiyorum, bazen nerde olduğumu bile kestiremiyorum. Leon hayal mi gördüm acaba ben hiç İzmir’de olmadım mı acaba? Aklım karışıyor; dün benim olanlar bugün değil, dün elimde hiç sıkıntı yokken bugün desteyle ne hızlı değişti başım dönüyor. Ne o 5 yıldızlı otelleri ne de gelecek kaygısı çekmediğim günleri özlüyorum, hepsinin gelip geçici olduğunun farkındaydım da ben sadece İzmir’i özlüyorum çünkü o benim tek gerçek hayalimdi…
                                                                                                                      28.07.2011




Leon’a Mektuplar 6
Dünya hiç adil değil Leon!
Ben kul hakkı, dürüstlük, elbet bende bir gün alırım karşılığını diye sayıklarken, dünya bütün adaletsizliğiyle arkamdan iş çeviriyor. Benimle alay ediyor sanki ‘’Uğraş sen oyalanmış olursun ben nasıl olsa gösterip de vermeyeceğim, nah alırsın istediğini…’’ diyor. Evet eminim benimle oynuyor. Aptalım ben nasıl da seviniyordum her şey yoluna giriyor diye, aldım mı yine babayı? Boşa çekmekten küreğim bile kırıldı Leon kaldım öylece hayatın orta yerinde! Biliyorum işte hayat beni sevmiyor. Hayır Leon başkasıyla ilgili ne varsa yolunda gidiyor çünkü benim şanssızlığım sadece bana etki edebiliyor. Onların adına mutlu olabilecek kadar iyi niyetliyim de Leon, ya ben, ya benim hayatım? Ne zaman bitecek bu işkence, yaşam enerjim bile bitti ne zaman bitecek? Bu adaletsiz dünyada her gün, her saat biraz daha yoruluyorum. İsyanımı bile sallamıyor, neden bu kadar önemsiz bir parçasıyım hayatın? Neden herkes tam ortasındayken hayatın, ben kenar köşede kalmış ezikleri oynuyorum? Ben mi yarattım bunu yoksa kader böyle mi çizdi yolumu? Ben küstüm oynamıyorum! Sadece adalet istedim vermiyorsa bende oynamıyorum! Kalbimi bozmamaya da özen göstermiştim oysa. Güzel şeyler hisset öyle iste ki belki senin de olur demiştim. Bir kez Leon sadece bir kez şanslı bir insan olmayı isterdim. Bu kadar mı çok geldi? Hiç mi hak edecek kadar iyi olamadım? Ben insan oldum da neden şans bana hiç uğramadı Leon? Yine çok yorgunum, ben vazgeçtim, havlumu da attım; evren o koca kıçına kına yakabilir artık!
                                                                                                                      11.01.2012


               



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Fikrini söylersen yeni bir şey öğrenirim,
Küçük bir bağ kurarız hiç tanışmadan,
Farklı birinin hisleri hakkında bilgi sahibi oluruz,
Hiçbir şey olmazsa biri yazdıklarımı okudu diye mutlu oluruz,
Ya da en kötü ne olabilir ki içinden geçeni söylersen?