tasarım

tasarım

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

16 Kasım 2016 Çarşamba

Bir Küçük Not Düştüm İçimden

Sevmezdim ben çocukları, hiç anne olmayı hayal etmemiştim. Hani bütün kadınların hayal ettiğini söyledikleri mutlu yuva, gelinlik, düğün filan var ya bana çok uzaktı. “Gidecek çok yerim, yapacak çok işim var” idi hayatımın mottosu nasıl bunları hayal edebilirdim ki?
Bundan 2 yıl önceydi mis kokulu bir prenses geldi ameliyathaneden, annesini filan düşünmedik biz o anda gözlerimizi kitledik onu izledik. Dokundum, kokladım, duygusallaştım sonra kendimden bile sakladığım içimdeki anaç kadını tanıdım. Onu ilk gördüğüm günden beri sadece basit huzurlu bir hayat istiyorum, anne olmayı istiyorum, çekirdek ailemle dünyanın geri kalanını umursamadan yaşamak istiyorum. Bugün 27 yaşın da sonlarına yaklaşırken umudum sıfıra doğru yaklaşıyor. Eskiden olsa kendim derdim benden anne olmaz diye ama bir bakıyorum da etrafımdaki saçma sapan çocuk yetiştiren yaşıtım kadınlara benden çokta güzel bir anne olurmuş, keşke istemek için geç kalmasaydım belki de o zaman fırsatım olurdu daha farklı bir hayat yaşamak için.  Sanırım hiç etmediğim bu hayali hak da edemedim. Nereden bilirdim ki bir minicik kız çocuğu hayattaki en büyük hayalimi de hayal kırıklığımı da bana hediye edecek. Olmadı işte geri al tuşu yok hayatın, ben hatayı en başında hayatımı da hayalimi de yanlış kurarken yapmışım. Ama olsun varsın, her şeye rağmen istiyorum, içimde kalacak en büyük ukde de olsa…

Not: Aklımda bile yokken bir küçücük iç dökme yazısı oldu. Yıllar sonra kelimelerim bu kadar hızlı dökülürken kendime saklamadım bu kez…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Fikrini söylersen yeni bir şey öğrenirim,
Küçük bir bağ kurarız hiç tanışmadan,
Farklı birinin hisleri hakkında bilgi sahibi oluruz,
Hiçbir şey olmazsa biri yazdıklarımı okudu diye mutlu oluruz,
Ya da en kötü ne olabilir ki içinden geçeni söylersen?