tasarım

tasarım

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

28 Ocak 2014 Salı

Yalnızlık Duvarlarım

Bütün hayatım boyunca yalnızdım ben, gün içinde insanların arasında gülümseyen maskemi takar gülüp eğlenir, mutluymuş gibi dolaşırdım. Akşamları ise odama kapanır yalnızlığımı yaşardım, sessizliğin sesini dinlerdim. Mutluydum da böyle, bazen bunalır insanlar arasına karışırdım ama o kimsenin görmediği gizli duvarlarımı ve derin yalnızlığımı hep saklardım kendime. Sonra o girdi hayatıma, ilk kez birinin tam anlamıyla duvarlarımın içine sızmasına izin verdim. Onunla birlikteyken yalnız kalmaya ihtiyaç duymuyordum aksine sanki tamamlanmıştım, daha güçlüydüm ve duvarlarımın arkasında saklanmıyordum. Hayatın orta yerinde dolaşmıyordum yine de ama ucundan kıyısından girebiliyordum artık. Orta yerde değildim çünkü sadece o bana yetiyordu, sanki her şeyim oydu, sevgilim, ailem, dostum, arkadaşım, yalnızlığımın ortağı... Dünyadan kopmamıştım ama beni hayatından çıkartan arkadaşlarıma bir iki üzülüyordum geçiyordu, çünkü o vardı her şeyime yeterdi. O gitti sonra ve ben dağıldım. Duvarlarım yıkıldı, tüm mahremin gitmiş çıplak kalmışım gibi savunmasız hissettim kendimi. Doğru düzgün arkadaşım, dostum kalmamıştı ve en çok güvendiğim yol arkadaşım da beni bırakmıştı. Varlığına ne denli alıştığımı o gittiğinde daha da derinde hissettim. Eskiden yalnızlık koymuyormuş da onun varlığını bir kez tattıktan sonra yalnızlık buz gibi geliyormuş insana. Onun sarılmadığı yalnız gecelerimde ilk kez üşüdüm ben, hem de yaz sıcağında. Eskiden koymayan o yalnızlık öyle oturdu ki içime, sessiz çığlıklarımı kimsenin duymadığı o gecelerde yavaş yavaş öldürdüm kendimi. Ben öldüm o ölmedi içimde. Yalnızlık tüm hücrelerimi sardı ama koyamadım kimseyi yerine. Ben aşık olduğum adamı kaybetmedim sadece, yıllardır kendim bile farkında olmadan aradığım, bulduğumda tamamlandığım parçamı kaybettim. O gittiğinden beri sadece yarım değilim paramparçayım.
Evet bir gün unutacağım onu, yine barışacağım o eski yalnızlığımla alışacağım bitmeyen karanlık gecelerime. Ama belki bir gün yine tamamlanacağım biriyle ama bu kez daha da bütün olmak dileğim ve hiç eksilmemek. Ondandır her sabah, her akşam, her gün, her dakika ettiğim tek dua: Allah’ım bana değer veren, elimi hiç bırakmayacak, eksik parçalarımı tamamlayacak, yanında kendimi güvende hissedeceğim birini çıkart karşıma. Yalnızlık çok zor, özellikle de varlığına alıştıktan sonra…

21 Ocak 2014 Salı

Unut(a)madım...

Ben hiç unutmadım seni ama en çok da sana dair kötü anılarımı…
Mesela o gece sürpriz yapıp yanına gelip de senin bana sürpriz yapıp bir anda terk edişini. Mesela beni aldatışlarını hiç unutmadım, sen o sürtüklerle konuşurken şifreni bana söylediğini çoktan unutmuş olmandan yararlanarak o konuşmaların hepsini ağlayarak okumalarımı unutmadım. Bizim için özel olan, o ilk buluştuğumuz mekana Hocamdan bulduğun orospuları götürmeni de unutamadım, birlikte keşfettiğimiz yerlere tırnağım bile olamayacak şırfıntıları götürüşünü de. Güzel olan anılarımızı unutamadım ama daha çok o güzelim anıları piç edişini unutamadım. Tam altı buçuk ay geçti ben ne seni ne de bana yaptıklarını unutabildim ve inan bana istesem de unutamadıklarım izin vermez affetmeme seni. Onca şeyi affettim de sadece bir kez affedilemedim ya işte bunu asla kabul etmiyor içim. Üzgünüm, sustum ama unutmadım hiçbirini…

                                                                                                                                     18.01.2014   00:50

13 Ocak 2014 Pazartesi

Geçmiyor Dertler

Nefes almanın yaşamanın zor geldiği gibi yazmak da zor geliyor artık. Oysa eskiden yazdıkça uçardı yavaşça dertlerim, kuyuma bağırdıkça rahatlardım ama şimdi öyle mi? Gitmiyor kara bulutlarım, karanlık gecelere hapsoldu ruhum. 2014’e dünyayı sallamayarak uyur uyanık girmemden belliydi zaten bu yıl da iyi geçmeyecek benim için, daha yeni yılın ilk günlerinde 2 gece sinir krizi geçirdim. 6 ay 10 gündür sürekli olarak gelen ağlama krizlerimi, kendimi tutamamamı “Allah’ım nolur bana yardım et” diye haykırışlarımı saymıyorum bile, onlar zaten hayatımın bir parçası oldu.  İstiyorum aslında yazmayı belki bir parça rahatlarım belli mi olur diye, ama açıyorum sayfayı yazacak tek kelime bile bulamıyorum. İçimde kocaman bir boşluk nasıl geçeceğini bilmediğim ve omuzlarımda sayamayacağım kadar çok problem artık halledemeyeceğimden emin olduğum. Biliyorum gücüm kalmadı acil olarak psikolojik yardıma ihtiyaç var ama aileme söylemek istemiyorum onca dertleri arasında beni kafaya takmasınlar diye maaşımsa o kadar az ki şimdilik. Maaş demişken söylemedim artık Ankara’dayım ve bir işim var her şey tam olarak oturmadan pek bahsetmek istemiyorum. Çünkü yoruldum büyük bir hevesle mutlu mutlu yazıp sonra hüsrana uğramaktan, malum son zamanlarda hayatım tam bir başarısızlık hikayesi L Öyle işte 2014’te de lanet hayatıma kaldığım yerden devam ediyorum, aylar geçmiş acım geçmemiş, yalnızlığım kartopu gibi git gide büyüyor, ruhum öyle yorgun ki artık tamamen hissizim. Geleceğe dair hala hiçbir umudum yok, kimseye güvenecek cesaretim, yeniden sevebilecek gücüm, sınırsızca verebileceğim ilgim yok. Tükendiğim yerden devam ediyorum hayata hala ilk günkü acıyla, ama artık mutsuzluğumu gizleyebiliyorum yine o eski tanıdık gülümseyen maskelerimle. Ondan bahsetmiyorum artık hala her sabah onunla uyanıyor, her gece onu düşünerek uyuyor, gün içinde sık sık hatırlıyor olsam da kendime saklayabilecek kıvama geldim. Öyle işte hayat devam ediyor ben nefes almasam da ve bir şekilde yaşıyorum umutsuzca…