tasarım

tasarım

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

28 Kasım 2013 Perşembe

Kasımda Mutsuzluk

Yazıyorum ama yayınlamıyorum çoktandır. Kasım ayı biterken yazısız olmaz dedim ama hiç birini de paylaşmak istemedim yine, o yüzden bu kısa yazıyı yazıyorum.
Hiç kıskanmazdım başkalarının mutluluğunu aksine ben de mutlu olurdum en azından etrafımdakiler mutlu diye. Ama kıskanıyorum şimdi, öyle gözüme batıyor ki insanların bu kadar mutlu olması. Mutsuz olsunlar istediğimden değil ben mutsuzluktan ölürken nasıl bu kadar mutlu olabiliyorlar, niye ben erişemiyorum o mutluluğa diye? Hele bir de o gelinlikli yaşıtlarım yok mu tanımasam bile fotoğrafları karşıma çıkan, havalar soğudu niye hala evleniyorsunuz Allah aşkına? Tamam havası olmaz kavuşmanın haklısınız ama ben mutsuzum işte nolur bana gözükmeyin bir süre daha. Her gün bir yeni nişan yüzüğünü daha sokmayın gözüme. Burada yalnız, terk edilmiş, bir mutsuz var işte, acısı hala ilk günkü gibi taze kıskanır elbet.
Çok mutlu olduğum günlerde de yazılar yazdım buraya, biliyorum ben hiç mutlu olamadım dersem ayıp etmiş olurum o günlere ama bilmediğiniz bir şey var ki o günlerde bile içten içe bu günlere ulaşabilirimin huzursuzluğu vardı içimde. Hep sustum, yok saydım, inkar ettim, anı yaşamaya verdim kendimi ama bir tek benim bildiğim bir his vardı içimde. Geldi o günler çok da geç olmadan ve gerçekten mutsuzluktan ölüyorum. 5 ay olmak üzere acım hiç azalmadı ve ben hala mutsuzum tam tersine etrafımdaki herkes de inadına o kadar mutlu. Belki de algıda seçicilik ama nereye baksam rengarenk tablolar, benim hayatımsa siyah beyaz bir film şeridi… Kasımda aşk değil, aşk acısı bir başka oysa mutsuzluk hiç yakışmıyor bu aya…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Fikrini söylersen yeni bir şey öğrenirim,
Küçük bir bağ kurarız hiç tanışmadan,
Farklı birinin hisleri hakkında bilgi sahibi oluruz,
Hiçbir şey olmazsa biri yazdıklarımı okudu diye mutlu oluruz,
Ya da en kötü ne olabilir ki içinden geçeni söylersen?