tasarım

tasarım

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

15 Ekim 2013 Salı

Yorgunum

Yorgunum, hem de ölesiye yorgunum. Hani şu son zamanlarda hayatımıza giren tükenmişlik sendromu var ya tam olarak onun içindeyim galiba. Yanında huzurlu olduğum, şimdi mutlu anılarımızın m’esini bile hatırlamıyor olsam da yanındayken mutlu olduğum bir sevgilim vardı. Sonunda bir iş bulmuştum, lanet olası Ankara’yı bile sevmeye başlamıştım, memlekete dönmem gerekmiyordu artık. Kısacası bir gece hayatımı yoluna koyduğumu düşünerek uyudum, benim için verme bu kararı demesine anlam veremeyerek ama yine de mutlu. Sonra bir gece daha uyudum korkularımı göz ardı ederek hala mutlu. Ertesi gün her şey tepe taklak oldu, her zamanki gibi tam toparladım derken yine dağıldı her şey. Önce o terk etti beni sonra işimden oldum sonra memlekete geldim kaçarak, biraz uzaklaşıp yaşananları unutmak için ve kısacık sürede 7 kilo verdiğimi, gel gitli bir manyağa döndüğümü gören ailemin ev hapsine girdim. Şimdi Ankara’ya birkaç gün zorla kaçabiliyorum her gün arıyor geri gel diyorlar ve evimi kapatmamı söylüyorlar. Bense bütün gün tükenmiş ve yaşlanmış bir ruh gibi müzik dinleyip telefonda oyun oynuyorum. Kimseyle konuşmuyorum, konuşturduklarında da gerginim. Annem sürekli şu kaşlarını çatma bak alnın kırışıyor diyor. Benim aklım, kalbim her yerim kırışmış umurumda mı ki acaba? Gülmeyi unuttum sanki sürekli bir mutsuzluk halindeyim, her gece ağlaya ağlaya tüketiyorum benden geride kalan kırıntıları. İçime 80 yaşında bir nene kaçmış gibi, hiçbir şeyden zevk alamıyorum. Daha da kötüsü her şeyden geçtim, bundan sonra mutlu olacağıma dair küçücük bir inancım bile yok, zaman geçsin yaşayayım bitsin diyorum. Günlerce, aylarca uyumak ve unutmak istiyorum onu ama ne uyuyabiliyorum ne de unutabiliyorum. Yorgun sonbahar yaprakları gibi parça parça terk ediyor ruhum bedenimi, her geçen gün biraz daha tükeniyorum. Hep böyleydi benim hayatım neresinden tutsam elimde kalırdı, sadece bu kez değiştiği yanılgısına kapılmıştım, her şey iyi olamaz hayatımda yolunda giden bir şeyler var en azından diyordum, şükrediyordum sahip olduklarıma, geri kalanları da halledeceğime inanıyordum. Ailem, arkadaşlarım, dostlarım herkesle aramda kocaman duvarlar vardı yenemediğim ama ben ilk kez o duvarların ardına birini almıştım, ilk kez huzurlu ve mutluydum. İlk kez geleceğe dair umudum vardı yenebilirim duvarlarımı diye düşünüyordum ama olmadı işte. Şu an başladığım noktadan bile daha kötü durumdayım. Bu kez gerçekten tam anlamıyla tükenmiş durumdayım. Bir daha aşık olabileceğime, bağlılık yeminleri edebileceğime inanmıyorum yalnız ve mutsuz öleceğimden eminim ve çok korkuyorum. Sonsuza kadar işsiz kalacak gibi hissediyorum ve artık bu durumu umursamamaya başlıyorum. Simsiyah bakıyorum hayata ama mutsuzluk ve korku dışında hiçbir duygum yok, hissizim. Tükenmişlik sendromunun orta yerindeyim ve benim artık savaşacak gücüm yok, inanılmaz yorgunum…

p.s: Bayram gelmiş, bana mı geldi neyleyeyim yine de size iyi bayramlar…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Fikrini söylersen yeni bir şey öğrenirim,
Küçük bir bağ kurarız hiç tanışmadan,
Farklı birinin hisleri hakkında bilgi sahibi oluruz,
Hiçbir şey olmazsa biri yazdıklarımı okudu diye mutlu oluruz,
Ya da en kötü ne olabilir ki içinden geçeni söylersen?