tasarım

tasarım

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

12 Eylül 2013 Perşembe

Çözümsüz

O sadece gitmedi benden de birçok şeyi götürdü. Başta insanlara güvenimi kaybettim, öyle çok yalan duydum ve duymaya devam ediyorum ki artık kim ne derse desin ağzımdan çıkan ilk cümle “Doğru söyle, gerçekten öyle mi?” oluyor. Haliyle pek hoş bir durum olmuyor herkese yalancı muamelesi yapmak. Bir de neden böyle oldu anlamıyorum ama tek tahminim onunlayken kimseye kafamı kaldırıp bakmadığımdan, o yanımda olmadığında surat asıp oturarak insanları kendimden uzak tutmak alışkanlık haline geldiğinden herhalde son zamanlarda çok sayıda talibim oluyor. Ama ben hiçbirine inanmıyorum direkt yaptığım muamele bu da benimle yatmak istiyor, işte al sordu öğrendi de yeni ayrıldığımı hemen yavşayacak diyorum, böyle saçma bir korku var üzerimde. Belki normalde asla yüz vermeyeceğim insanların beni beğenmesi bir yandan hoşuma giderken bir yandan beni inanılmaz korkutuyor. Herkes beni kandıracak, aldatacak, kullanıp atacak gibi hissediyorum ve gerçekten çok mutsuzum bu yüzden. Bir de artık öyle bir hale geldim ki neden kendini bu kadar geri çekiyorsun tanı bir önce sonra karar ver diyenlere zamanı var ben korkuyorum herkes aynı şekilde yaklaştığından diyorum ve anlatıyorum erkeklerin klasik tavrını. Sevgilimden ayrıldığımı öğrenen benimle sevgili olmak istemiyor, bunu bir fırsata çevirmeye çalışıyor diyorum. Onlara söylemiyorum ama içten içe düşüncem şu, bakire olmadığımı öğrenen kimse beni sevmek, bana aşık olmak istemiyor, hepsi beni kullanıp atmak istiyor. Belki saçma ama çok değer verdiğim insan bile beni kullanıp attı kimsenin beni sevemeyeceğine, işleri bitince atacaklarına yürekten inanıyorum. Yine eski moddayım kısacası bağlanmaktan, canımın yanmasından ölümüne korkuyorum hatta bu kez eskisinden de çok korkuyorum çünkü bu kez bağlanırsam ne kadar çok acı çekeceğimi tahmin etmiyorum, çok iyi biliyorum. Bir daha aşık olmak, yanmak istemiyorum, öte yandan aşık olmazsam bağlanamam, bağlanamazsam sadakat duyamam bunu da çok iyi biliyorum. Bir kez bağlanabildiğimi gördükten sonra eski günübirlik hayatıma da dönemiyorum. Ne yapmam gerektiğini hiç ama hiç bilmiyorum. Ne eski hayatıma dönebiliyorum ne de bu hayata devam edebiliyorum. Psikolojim alt üst durumda, kendimi sürekli güvende değilmişim gibi hissediyorum sanki hayat ayağımın altından kayacakmış gibi bir his ile bazen nefesim bile kesiliyor. Kimseye güvenmiyorum, her şey yalanmış gibi geliyor. Bir daha mutlu olabileceğime dair en ufak bir inancım yok, o yüzden yaşama sebebim de yok. O dibin de dibini bulduğum intihar eşiklerine kadar geldiğim dönemi bir daha yaşamaya hiç ama hiç gücüm yok, atlatamam kolay kolay biliyorum, ondandır daha fazla düşmekten de ölümüne korkuyorum. En kötüsü de ona hala zaafım var beni sevişmek için arayarak bana inanılmaz zarar veriyor, bu berbat psikolojim onun yüzünden her gün daha da kötüleşiyor ama o bencil olduğu için hiç farkında değil, söylememe rağmen aramaya devam ediyor.  Sanırım en sonunda ben bu dönemi atlatamayıp öleceğim ve işte o zaman hepimiz rahat edeceğiz yoksa ben hiçbir çözüm bulamıyorum yaşamaya devam edebilmek için.

2 yorum:

  1. "bakire olmadığımı öğrenen kimse beni sevmek, bana aşık olmak istemiyor, hepsi beni kullanıp atmak istiyor. Belki saçma ama çok değer verdiğim insan bile beni kullanıp attı kimsenin beni sevemeyeceğine, işleri bitince atacaklarına yürekten inanıyorum." o kadar doğuru ki. sen bunu ne kadardır yaşıyosun bilmiyorum ama ben 8 yıldır erkeklerin bei kullanıp atmasından bıktım. diktiricem artık. bakire değilsen sana "orospu" gözüyle bakıyolar. en enteli bile 6 ay sonra olmaz diyo.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bunu duymak beni o kadar üzdü ki :( Ne orospuyuz ne de başka bir şey sevildiğimiz zaman tüm geçmişi unuturuz, dünyamız o olur bilmiyorlar. Ben dürüst olmadığım birinin hayatımda olmasını da istemiyorum yalnız başıma ölecek olsam bile...

      Sil

Fikrini söylersen yeni bir şey öğrenirim,
Küçük bir bağ kurarız hiç tanışmadan,
Farklı birinin hisleri hakkında bilgi sahibi oluruz,
Hiçbir şey olmazsa biri yazdıklarımı okudu diye mutlu oluruz,
Ya da en kötü ne olabilir ki içinden geçeni söylersen?