tasarım

tasarım

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

15 Eylül 2013 Pazar

Lanet Olsun!

Lanet olsun ellerim uyuştu yine hissetmiyorum işte hiçbir yerimi hissetmiyorum lanet olsun. Nefes de alamıyorum galiba ya da alıyorum yoksa ölürdüm değil mi ama alamıyormuşum gibi geliyor. Neden bu haldeyim çünkü o bencil bir şerefsiz ne yaşadığımı nasıl öldüğümü, yok olduğumu bile bile, yoluma devam edeyim nolur beni arama dememe rağmen sürekli arayarak benimle sevişmek istiyor. Ölüyorum lan sen sikişeceksin diye ben ölüyorum! Bu kadar mı değersizim şerefsiz ya da sen bu kadar mı insanlıktan nasibini almadın, insan insana bunu yapar mı ya? Hiçbir zaman beni sevmemiş olduğunu varsayarak söylüyorum sırf karşındaki bir insan evladı olduğu için üzüldüğü için bencilliği bırakıp vazgeçmen gerek, ben vazgeçtim a. koyayım rahat bırak beni yalvardım ya yalvardım, beni cepte tutmaya çalışma bırak devam edeyim hayatıma dedim. Kimse benimle sevgili olmak istemiyor zaten yalnızım şu lanet dünyada yapayalnızım, bırak beni yeterince zor zaten hayatım dedim. Niye bana bunu yapıyorsun zaten iki yıllık hakkım var sende asla helal etmeyeceğim, neden ayrıldıktan sonra bile beni bitirmek için elinden geleni yapıyorsun? Derdin ne benimle, ben ellerimi hissetmiyorum kalbimi ise hiç söylemiyorum bile bırak gideyim bu dipte boğulacaksam da kendi başıma boğulayım bastırma artık başımdan ne olursun azıcık insan ol! Lanet olsun sana, lanet olsun hayatıma girdiğin güne, hatta lanet olsun doğduğun güne! Gebersen de dünya bir pislikten arınsa, hayvana bile kıyamam ölürse ama sen ki beni bu hale getirdin ölsen üzülmem, kurtuldum derim lanet olsun sana, lanet olsun insanlığına! Ya da ben gebereyim nefes alamayan bedenimle, uyuşmuş ellerimle ömür boyu vicdan azabı olayım sana, lanet olsun gelmişine geçmişine…

12 Eylül 2013 Perşembe

Çözümsüz

O sadece gitmedi benden de birçok şeyi götürdü. Başta insanlara güvenimi kaybettim, öyle çok yalan duydum ve duymaya devam ediyorum ki artık kim ne derse desin ağzımdan çıkan ilk cümle “Doğru söyle, gerçekten öyle mi?” oluyor. Haliyle pek hoş bir durum olmuyor herkese yalancı muamelesi yapmak. Bir de neden böyle oldu anlamıyorum ama tek tahminim onunlayken kimseye kafamı kaldırıp bakmadığımdan, o yanımda olmadığında surat asıp oturarak insanları kendimden uzak tutmak alışkanlık haline geldiğinden herhalde son zamanlarda çok sayıda talibim oluyor. Ama ben hiçbirine inanmıyorum direkt yaptığım muamele bu da benimle yatmak istiyor, işte al sordu öğrendi de yeni ayrıldığımı hemen yavşayacak diyorum, böyle saçma bir korku var üzerimde. Belki normalde asla yüz vermeyeceğim insanların beni beğenmesi bir yandan hoşuma giderken bir yandan beni inanılmaz korkutuyor. Herkes beni kandıracak, aldatacak, kullanıp atacak gibi hissediyorum ve gerçekten çok mutsuzum bu yüzden. Bir de artık öyle bir hale geldim ki neden kendini bu kadar geri çekiyorsun tanı bir önce sonra karar ver diyenlere zamanı var ben korkuyorum herkes aynı şekilde yaklaştığından diyorum ve anlatıyorum erkeklerin klasik tavrını. Sevgilimden ayrıldığımı öğrenen benimle sevgili olmak istemiyor, bunu bir fırsata çevirmeye çalışıyor diyorum. Onlara söylemiyorum ama içten içe düşüncem şu, bakire olmadığımı öğrenen kimse beni sevmek, bana aşık olmak istemiyor, hepsi beni kullanıp atmak istiyor. Belki saçma ama çok değer verdiğim insan bile beni kullanıp attı kimsenin beni sevemeyeceğine, işleri bitince atacaklarına yürekten inanıyorum. Yine eski moddayım kısacası bağlanmaktan, canımın yanmasından ölümüne korkuyorum hatta bu kez eskisinden de çok korkuyorum çünkü bu kez bağlanırsam ne kadar çok acı çekeceğimi tahmin etmiyorum, çok iyi biliyorum. Bir daha aşık olmak, yanmak istemiyorum, öte yandan aşık olmazsam bağlanamam, bağlanamazsam sadakat duyamam bunu da çok iyi biliyorum. Bir kez bağlanabildiğimi gördükten sonra eski günübirlik hayatıma da dönemiyorum. Ne yapmam gerektiğini hiç ama hiç bilmiyorum. Ne eski hayatıma dönebiliyorum ne de bu hayata devam edebiliyorum. Psikolojim alt üst durumda, kendimi sürekli güvende değilmişim gibi hissediyorum sanki hayat ayağımın altından kayacakmış gibi bir his ile bazen nefesim bile kesiliyor. Kimseye güvenmiyorum, her şey yalanmış gibi geliyor. Bir daha mutlu olabileceğime dair en ufak bir inancım yok, o yüzden yaşama sebebim de yok. O dibin de dibini bulduğum intihar eşiklerine kadar geldiğim dönemi bir daha yaşamaya hiç ama hiç gücüm yok, atlatamam kolay kolay biliyorum, ondandır daha fazla düşmekten de ölümüne korkuyorum. En kötüsü de ona hala zaafım var beni sevişmek için arayarak bana inanılmaz zarar veriyor, bu berbat psikolojim onun yüzünden her gün daha da kötüleşiyor ama o bencil olduğu için hiç farkında değil, söylememe rağmen aramaya devam ediyor.  Sanırım en sonunda ben bu dönemi atlatamayıp öleceğim ve işte o zaman hepimiz rahat edeceğiz yoksa ben hiçbir çözüm bulamıyorum yaşamaya devam edebilmek için.