tasarım

tasarım

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

3 Ağustos 2013 Cumartesi

Onsuzluğun 1. Ayı

Bugün tam bir ay oldu o gideli, onsuz geçen tam bir ay…
Sanki geçmez gibi geliyordu, hayata devam edemem gibi…
Ama geçiyor işte zaman onsuz da yaşayabiliyorum, biraz eksik, biraz yitik ama yaşıyorum. Tam bir aydır hiç olmadığı kadar dostlarımla vakit geçiriyorum, mümkün olduğunca yeni insanlarla tanışıyorum, iş arkadaşlarımla takılıyorum ve her konuda ilgili bir anı geliyor aklıma, onu anıyorum herkesi bıktırana kadar. Geçecek ama biliyorum sadece biraz zaman, bırakacağım onu her gün anmayı sadece aklımda kalacak her şey kelimelere dökülmeden, her hatırladığımda sadece benim içimden geçecek bir hüzün dalgası.
Dün de işteki 1. ayım doldu, neyse ki kafamı meşgul edecek kocaman bir uğraşım var artık gün boyu kafam yoğun sürekli çalışıyorum bir de bolca fazla mesaim oluyor. Geçiyor yani zaman bir şekilde, ama her gece eve gelmek ve anılarımızın olduğu onca eşya arasında başımı yastığa koymak yok mu, işte orada bitiyorum ben. Rüyalarıma geliyor, ağlayarak uyanıyorum bazen, sabahları ise aklıma gelen ilk o oluyor bir ömür görmeyi istediğim yüzü uyandığında ilk kim görüyor? Gözlerim doluyor her sabah güne başlarken, ben görmüyorum bir başkası görüyor diyorum ve yoğun bir günün akışına atıyorum kendimi. Zaman acıyla dolu olsa da geçiyor yani. “Bir ay mı, oldu mu o kadar bak nasıl da geçiyor zaman.” diyenlere dediğim gibi bir de bana sorun nasıl geçiyor o zaman… Sanki üstümden geçiyor zaman, beni paramparça ederek çıkartıyor sanki onu yavaş yavaş içimden.
Bir de haftasonları var tabi sanki hiç geçmiyor, kahvaltı yapmıyorum mesela artık çünkü hayatımın en güzel kahvaltısı onunla birlikte hazırladıklarımızdı. Onsuz bir cumartesi ve pazar hiç geçmek bilmeyen 2 gün gibi ve o benimle değil bir başkasıyla yapıyor belki de kahvaltılarını. Canım acıyor işte başkasıyla olduğunu düşündükçe ama sürekli hatırlatıyorum kendime “O seninle mutlu olmak istemedi bir başkası olsun istedi ve başkalarıyla mutlu anlıyor musun, devam et hayatına küçük aptal kimse acımıyor sana sen de acımaktan vazgeç…” Başkalarıyla mutlu olduğunu düşündükçe kıskançlık nefret bütün duygular birbirine karışıyor içimde ama asıl acı olanı ne biliyor musunuz? Her şeye rağmen hala seviyorum ben onu… Tam bir aydır azalmadan sadece üstünü örterek, yerine saçma sapan anılar koymaya çalışarak seviyorum Cio Çocukumu…

16 yorum:

  1. ayrılmak sana yaramış bana sorarsan.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne açıdan yaramış ki 1 yıldır bombok ettiği psikolojimin düzelmeye başlaması gibi mi :)

      Sil
  2. bombok ettiğinin farkına varman bile ayrılmanın sende ne kadar olumlu etkilerinin bir göstergesi değil mi?

    ne açıdan hemen söyliyeyim daha izole bir ortamdan kurtulmuşsun sanırım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Fark etmez miyim ben bir yıl boyunca her gün yaptığım hatanın vicdan azabını çektim ama o gözümün içine baka baka bana 2 yıl boyunca yalan söylemiş. Hayatta en nefret ettiğim şeyin yalan olduğunu bile bile. Bir şerefsize 2 yılını verdiğini ve dahası ona aşık olduğunu hesaba katarsak olumlu yolda ilerlememek için bir sebep yok artık.
      Bundan sonra da o kadar izole bir hayata yokum benim en kötü günlerimde 1 yıl hiç aramadığım dostlarım vardı onları bu saatten sonra kimse için de bırakmam, gelen hayatıma dahil olsun mani değil ;)

      Sil
    2. vur patlasın çal oynasın :) sabahlar olmasın.
      hep bu sinema endüstrisi yüzünden başımıza gelenler ,adamlar abarttıkça abartıyorlar bizde doktordan reçete almış gibi aynısını yaşamaya veya bulmaya çalışıyoruz .adamlar hödük kadınlarda en az onlar kadar hödük olduğu sürece bu tarif tutmaz.

      Sil
    3. Keşke olsa öyle aşklar, özellikle hödük erkekler kıymetini bilse aşkın ama nerede... Her gecenin bir sabahı var o yüzden en iyisi dikkatli olmak...

      Sil
  3. yargılamadan sadece insan diyebilmek kadın erkek ayırmadan.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Erkekler demişim burada da lafı yemişim galiba, evet bazı kadınları da sokabiliriz o listeye ;)Kıymet bilmeyen bütün insanlara olsun o zaman...

      Sil
    2. 'bazı' kadınlar ah bu pozitif ayrımcılık.hep buna sizi bu bizi "yönetmeye" çalışanlar alıştırdı.ben her konuda olduğu gibi bu konudada kadın ve erkekleri aynı kefede görüyorum.
      he he bu şarkıda benden tüm insanlığa gelsin.hepimiz kardeşiz.

      Sil
    3. Son düzeltme bazı kadınlar ve bazı erkekler :) Ben de bu konuda eşit olduğumuzu düşünüyorum açıkçası, nedense hep bir taraf daha çok sever daha az seven yapmadık işkence bırakmaz sanırım dünyanın kuralı bu ilişkilerde hep bir taraf baskın oluyor ne yazıkki :)

      Sil
    4. eğer ortada böyle bir gerçek varsa ki bende var olduğunu düşünüyorum, o zaman adama sormazlarmı üzülmek niye.tüm insanlık aptalmıdır bilemem ama bu süreçleri çok başarılı atlatan vatan evlatlarıda yok değil hani.belki bunlar kendini çok seviyor.'hahhh kıçımın kenarı' diyip işin içinden sıyrılıp çıkıyorlar.

      Sil
    5. Bence onlar benciller kendilerinden çok sevemezler kimseyi, o yüzden beni kimse üzemez deyip devam ederler hayatlarına. Ben de öyle olmak isterdim eskisi gibi, aşkım gururumun önüne geçmesin, ben kimse için üzülmem diyebileyim ama çok sevince olmuyormuş. Ama baktım karşımdaki insan acayip bencil ve şeref yoksunu ben de "Kıçımın kenarı, gitsin pisliğinde boğulsun." deme aşamasına geldim zor olsa da.

      Sil
  4. sana iyi mesayi harcadım artık bu yatırımların yol su elektrik plazma tv araba ev olarak heri dönüşünü beklemekteyim.
    aşama olayı zor atlatama ihtimali her an mevcut.çaba göstermek lazım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler o halde emekleriniz için ;) Çabalıyorum zaten biraz zamanın, biraz dostlarımın yardımları ile atlatacağım inşallah bu günleri :)

      Sil
    2. atlatırsın puki insallah. atlatamazsan keçiler atlarlar çitin üzerinden kaçar giderler.

      Sil

Fikrini söylersen yeni bir şey öğrenirim,
Küçük bir bağ kurarız hiç tanışmadan,
Farklı birinin hisleri hakkında bilgi sahibi oluruz,
Hiçbir şey olmazsa biri yazdıklarımı okudu diye mutlu oluruz,
Ya da en kötü ne olabilir ki içinden geçeni söylersen?