tasarım

tasarım

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

4 Ağustos 2013 Pazar

İçimdeki Boşluk

Uykumdan uyanıyorum bazı geceleri sanki her zamanki gibi arkamdan sarılıyor da ben gözümü açtığım anda kayboluyormuş gibi geliyor, kocaman bir boşluk hissediyorum içimde. Dayanamıyorum gözlerimden yaşlar akıyor, neyin var diye soracak kimsem bile yok yapayalnızım. Hoş sorsa da sorun bir şeyimin olması değil olmaması, en önemli ve en sevdiğim parçamın artık olmaması sorun. Geceler işkence gibi geçiyor, gün içinde hayatın akışı işin yoğunluğu derken geçiyor da zaman hani o yürüyüş yapayım zaman geçsin dedikten sonra eve dönüş var ya işte orada kopuyor şerit. Bomboş bir sokakta yalnız başıma evime yürüyorum uzun zaman sonra yeniden her gün ve boş bir ev karşılıyor beni. Pijamalarımı giyip müziğimi açıyor ve onun hayaline sarılıp saatlerce ağlayarak uyuyorum her gece. Hiç dönmeyeceğini bildiğin birini unutmak için kaç gece gerekir? Kaç tende onu arayıp bulamamak gerekir? Daha kaç kişiyle yattığını bilmek gerekir soğumak için? Deli gibi aşık olduğun tüm dünyayı uğrunda yakacağın adamı unutmak için ölmek mi gerekir? Öyleyse ben hemen şimdi ölmek istiyorum. Ya da bütün gece kandil duasında ettiğim gibi bana değer verecek, dibe vurmadan beni kurtaracak bir adam varsa eğer onu hemen yoluma çıkart Allah’ım çünkü ben böyle yaşayamıyorum…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Fikrini söylersen yeni bir şey öğrenirim,
Küçük bir bağ kurarız hiç tanışmadan,
Farklı birinin hisleri hakkında bilgi sahibi oluruz,
Hiçbir şey olmazsa biri yazdıklarımı okudu diye mutlu oluruz,
Ya da en kötü ne olabilir ki içinden geçeni söylersen?