tasarım

tasarım

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

20 Ağustos 2013 Salı

Affedememek...

Dün minicik bir şey istedim, benim için bir şey yap seni affetmem için dedim. Belki tüm yaşadığımız kötü şeyleri unutacaktım, güzel bir anı olarak geride bırakacaktım onu ama yine eline yüzüne bulaştırdı her şeyi. Tam 2 yıl önce olduğu gibi ona neden güvenemediğimi, nasıl minicik beklentilerimi bile karşılayamadığını ve bunun için de en ufak bir çabası olmadığını, en önemlisi de neden bağlanmaktan korktuğumu hatırlattı bana.
Geldi 4-5 gün önce güzel ayrılalım, arkamdan beddua etmeni ya da küfretmeni istemiyorum birbirimizi güzel hatırlayalım dedi, biraz tartıştık sonra yine sarıldık. Tutamadım gözyaşlarımı sarılıp seni hala çok seviyorum derken ben de dedi öylece sarılıp ikimizde ağladık. Bir daha hiç biz olamayacağız dedik, duygu patlaması yaşadık, bir daha bu kadar sevemeyeceğim dedim ben de dedi. Ne yapıyorsam seni unutmak için dedim ben de ama sen yapma benim arkamdan bir şey demezler ama sana orospu derler senin için üzülürüm dedi. Hayatım mahvoldu senin yüzünden sen yeni evinde benim anılarım olan eşyalara baka baka ben aklına gelmeden yaşamaya devam ediyorsun, ben her yerinde anımız olan bu evde ölüyorum dedim. Aklıma her zaman geliyorsun hiçbir ten seninki gibi değil, kıskanıyorum seni hala ama benden de çok mutlu olmanı çok istiyorum, olacaksın da bir gün dedi. Ben de senin mutsuz olmanı istemiyorum aslında sadece bensiz mutlu olmanı istemiyorum, bana bu düşünce çok ağır geliyor dedim. Unut beni dedi, unutacağım bir gün dedim. Geceleri uyuyamıyorum ben ama senin yanında yine uykum geldi bana huzur veriyorsun dedi, hastaydı birlikte uzandık uyusun diye. Duramadık her zamanki gibi iğreniyordum güya ama unuttum yine her şeyi, seviştik. Ateşi yükseldi sonra her zaman ki gibi ilgilendim eve gidince merak ederim ara dedim. Yine bana uslu durma sözü verdi giderken, ben de duracaktım ve ben yine tuttum ama o tutmadı. Hayatımın içine s.çmış gitmiş olmasını affettirecekti, ben hayatıma düzgün bir şekilde devam edebildiğim anda görüşmeyi kesecektik ama en ufak bir çaba sarf etmedi benim için. O yine benim için kılını kıpırdatmadı ve ben bir kez daha çok kırıldım. 2 yıl boyunca binlerce kez paramparça olduğum yetmedi giderken bile kırmaya devam ediyor.
Dün bana gel dedi ben de benim seçtiğim çarşaflar üzerinde seviştiğin o yatağı görmek istemiyorum sen gel dedim. Israr etti üzüleceğimi bile bile, yorgunum yoldan geldim dedi, gelemem. Uzun mesajlar sonucunda gelsem ne olacak dedim, benim için hiçbir şey yapmazsın ki sen geleceğim ve uyuyacaksın. Anlaştık sonra yemek yiyecektik şarap eşliğinde ve bana kendini affettirmek için bir şeyler yapacaktı. Hazırlandım gittim, o ev kıyafetleriyle açtı kapıyı kötü bir haberim var sipariş vermiştim iletilmişti ama sonradan iptal ettiler, yeni siparişleri bekleyeceğiz. Bir de dedi tirbuşon kırıktı ya şarabı açmaya çalıştım mantar içine düştü süzmemiz lazım. Kısacası hiçbir şey yapamamıştı benim için belki kader belki de önemsememe. Sonuç olarak başladığı gibi fiyasko ile devam eden bir gece yaşadık. Hayal kırıklığına uğrayan ben daha çok hiddetlendim, üzüldüm daha çok üzerine gittim o da daha çok boş verdi. Saçma sapan kavga gürültü ile bir kötü gecenin daha imzasını attık hayatlarımıza. Sabahın köründe o işe gitti ben eve geldim ve ağlama krizleri eşliğinde bu yazıyı yazdım.
Dün anladım ki başından sonu belliymiş bizim hikayemizin, o hayattan beklentilerini olabildiğince az tutan benim minicik beklentilerimi bile karşılayamayacak kadar bencil, ilgi görüp göstermesini bilmeyen bir adammış; bense ilgi görememekten, sevilmemekten korktukça hata yapan, hayal kırıklığına uğradıkça saldırganlaşan bir kadınmışım. Bizi bağlayan aramızdaki tutku, sevgi ve aşkmış, ne o bana göreymiş ne de ben ona göreymişim aslında. Üzerimizde geçmişimizin gölgeleri ve korkularımızla birbirimizi kırıp, üzmekten, karanlık geceler yaşatmaktan başka bir şey başaramamışız iki yıl boyunca. Sevmişiz, ortak zevklere sahipmişiz, mutluymuşuz birlikte ama hep eksikmiş bir yanımız. Belki başka bir hayatta şartlar böyle gelişmese mutlu bile olabilirmiş bizim hikayemiz ama olmamış işte. Artık çok geç affetmek için de sevmek için de, gidenler gitti kalanlar hiç sevmemiş gibi yaşamaya yetmiyor…

4 yorum:

  1. sen yapma orospu olursun hoş olmamış.önemsediğini göstermek için tuhaf bir yol.madem bu tutum yanlış adama sormazlarmı sen neden yanlış bildiğin şeyleri yapıyorsun.yanlış yapan insanın tavsiyeleri ne kadar doğru olabilir ki.he eğer boyle degilse ben yanlışı yaparım bile bile kader utansın gibi bir şey ise biraz arabesk eh birazda psikolojik bir sorun sanırım tutumunun nedeni.
    birde hasta adam nasıl sevişir anlamadım.yanlış anlamada aşkla seks fazlasıyla iç içe tamam öyle olmasıda doğal ama ya neyin ne olduğunu karıştırdıysanız.belki aşk dediğiniz şey onun açısından veya senin açından seks ise...

    kafanı takma derim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hoş bir söylem değildi ama iyi niyetliydi, hala değer verdiği için, iyiliğimi istediği içindi onu biliyorum. Kendisi için çözüm benim için hata olduğunu düşünüyor burada da bir ironi söz konusu ama bizim ilişkimizde mantık hiç olmadı ki ne yazık ki. Biz hep sevdikçe yaraladık, açtığımız yaraları kendi ellerimizle sardık kısacası bütün duygular iç içe geçmişti bizim ilişkimizde.
      Hasta olmak da sökmez ki iki kişi hala birbirine karşı koyamıyorsa, aralarında ilk günden beri bir çekim varsa ve aşkları hep tutkulu olmuşsa yani tutabilmek zor kendini. Ben hep seksin hayatımızın tuzu biberi olduğunu düşündüm onsuz tatsızdı ama yaşaya da biliyorduk yani.
      Kafamı takmak değil de işte çıkmıyor hiç aklımdan, hep aklımda bir yerlerde bizli günler var. Özlüyorum ve çok üzgünüm bu kadar güzel bir şeyi kaybettiğimiz için ama zaman işte geçecek ve bizi yenecek...

      Sil
  2. saplantı haline getirme derim.eğer mantığın umutsuz görüyorsa bir an once kurtulmanın yollarını bul.
    benden bu kadar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Saplantı değil aslında bizim hikayemizde sona geldik biliyorum ama zamana bırakıyorum onu unutmayı. Çünkü ben bu süreci ne kadar hızlandırmaya çalışsam saçmalamaya başlıyorum o yüzden geç olsun da güç olmasın...

      Sil

Fikrini söylersen yeni bir şey öğrenirim,
Küçük bir bağ kurarız hiç tanışmadan,
Farklı birinin hisleri hakkında bilgi sahibi oluruz,
Hiçbir şey olmazsa biri yazdıklarımı okudu diye mutlu oluruz,
Ya da en kötü ne olabilir ki içinden geçeni söylersen?