tasarım

tasarım

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

19 Şubat 2013 Salı

Cinsellik Üzerine Korkularım

Cinsellik üzerine çok mu düşünüyorum? Hayır çok değil herkes kadar belki de sadece erkekler kadar. Ama son zamanlarda arkadaşlarım yaşımız ilerliyor evlenelim artık moduna girdiğinden ve geçmişte çok sevgilileri olmadığından, sevgililerini ellerinde tutmak amacıyla oturup bunları araştırıyor benimle konuşuyorlar filan. Ben daha önce hiç kızlarla konuşmadım ki başlarda utanıyordum, sanki kızların hiç cinsellikle alakası yok sadece benim var gibi hissediyordum. Bunun yanı sıra benim ergenlikten beri sahip olduğum içimdeki dürtülerin onlarda yeni oluşmuş olması ilginç geliyor. Gerçi onların araştırması da bilmediklerinden, benim yaşadıklarımın yarısını bile yaşamadılar muhtemelen. Etrafımdaki insanlar biraz içe kapalı, biraz da mutaassıp ne yazıkki. Çevremden farklı olduğumdan yakınmam, onlarla hiçbir şey paylaşamadığımı dert etmem bundan. İlginç olan şu ki memleketim tutucu sayılır ve ben de ilk öpüşmemi 18 yaşında yaşadım. Daha sonra her yıl bir ilki yaşadım ve ilk gerçek seks deneyimimi yaşadığımda 22 idim. Nasıl bu kadar hızlı yol aldım ki? Eskiden utandığım şeyleri nasıl yaptım? Cinselliği keşfederken utanıyordum küçükken, ergenliğimden beri ise içimde bastırdığım şeyler vardı, etrafımdaki tüm kadınlar gibi benim de tabularım vardı ve aklımda hep böyle şeyler olduğu için kendimi suçlu hissederdim. Ben kendimi hep tuttum, sakladım içimdekileri kendimden bile. Sonra üniversite hayatı ile o çevreden uzaklaşışım, artık özgür olma isteğim, kendimle iç kavgalarıma bir son vermek istemem kısacası tabularımı yıkmaya başlayışım. Çok hızlı yol aldım, aslında yol aldığım kendimdi, tamamen sahte olan, topluma uygun olarak kendi ellerimle yarattığım ben. Nasıl öldürdüm onu ve yeniden bir kimlik yarattım bilmiyorum benim içinde hiç kolay olmadı o kısacık sürede yaptıklarım. Artık o cinselliği arzulayan içimde sakladığım kız yerine dilediğini yaşayıp da saklayan bir kadın var. Ama ben hala içimde çatışıyorum, artık çok düşündüğümden değil hala cinsellikten korkuyor ve kendimle barışamıyor oluşumdan bu kadar çok bu konuyu yazışım. Düşünüyorum çıkamıyorum içinden, yazıyor yazıyorum herkesin korkup kaçtığı konuların ben üstüne gidiyorum, yani korkularımın.

6 yorum:

  1. Ama bu güzel bir şey.
    Yani korkuların üzerine gidebilmen... Herkes yapamaz...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bütün korkularımın üstüne gidiyorum diye beni cesur sanıyorlar oysa ben çok korkuyorum :) Ama olsun gitmezsem hiçbir zaman yenemem ve gözümde büyüttükçe daha çok hata yaparım.

      Sil
  2. Aynı korkuyu bende yaşıyorum. Hala oturtamadığım şeyler var, belki de tam anlamıyla özgür olamadığımdan, yada içimdeki özgürlüğü dilediğim gibi yaşayacak bir ortamda olmadığımdan bilmiyorum. Benimki daha basit, üzerine gitmek yerine kendi haline bırakıyorum, ama doğru mu, sanmam! ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hayatta korktuğun ne varsa zamanla başına geliyor o yüzden güçlü olduğun anlarda kendi isteğinle üstlerine gitmek daha faydalı gibi geliyor bana. Ama hala kafamda oturtamıyorum ki kısa günde kırk kez çelişiyorum kendimle :)

      Sil
  3. Benim asıl aklıma takılan bu mahalle baskısının kızların üzerindeki olumsuz etkileri. Bastırıldıkça belki arzu dahada artıyor ve artık birey haline dönüşüldüğünde, kimsenin kendisine karışamayacağını düşünerek belkide hiç yapmayacağı şeyleri inadından yapıyor. Yaşadıktan sonrada bumu abartılan Sex olayı hiçte bastırılacak bir durum yokmuş havasına giriliyor. Halbuki bırakılsa insanlar sadece cinsel anlamda eğitilse, bilgilendirilse böyle mi olur?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mahalle baskısının bir diğer olumsuz etkisi ise bir kez yapınca "Nasıl olsa giden gitti artık kasmanın anlamı yok" düşüncesi ile kadınlara gelen rahatlık. Neyse ki çabuk geçiyor bu düşünce, hayatını gözden geçirince fark ediyorsun ve kendine saygını yitirmeden dur diyorsun bu gidişe.

      Sil

Fikrini söylersen yeni bir şey öğrenirim,
Küçük bir bağ kurarız hiç tanışmadan,
Farklı birinin hisleri hakkında bilgi sahibi oluruz,
Hiçbir şey olmazsa biri yazdıklarımı okudu diye mutlu oluruz,
Ya da en kötü ne olabilir ki içinden geçeni söylersen?