tasarım

tasarım

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

9 Ocak 2013 Çarşamba

Başkalaşmak

Yıl geçiyor, yıllar geçiyor. Zaman akıyor ve bununla ters orantılı olarak yazma isteğim tükeniyor. Aradan zaman geçiyor ve ben yazdıklarımı okuduğumda o günkü ruh halimi sanki hala o andaymışım gibi çok net hatırlıyorum. Çoğu zaman canımı yakıyor bu, mutluyken yazmayı beceremediğimden, sıkıntılarımı hep yazılarıma yüklediğimden. İlk günkü sıcaklığıyla yerleşiyor içime o can sıkıntısı, istemiyorum orada kalsın her şey. Ya da yazmamalı ki bir daha hatırlamamalı. Tarihe sadece güzel şeyler düşmeli, şu an penceremden görünen güzel manzaradaki morumsu gökyüzü ve bembeyaz karların uyumu gibi.
Tıpkı bir yıl önceki gibi özledim sevgilimi, bu kez aynı şehirde ayrı düştüğümüzden, babası ziyarete geldiğinden. Ama ben hatırlamak istemiyorum, o günleri o duyguyu bir daha yaşamak istemiyorum. Çok net hatırlıyorum da o anları, şu an hissettiğim çok başka, içimdeki aşk bambaşka. Kokusunu ve tenini özlemekten çok daha fazlası, anlatamadığım bir yoğunluk var kalbimde. Mutsuzluktan değil ama duygusal boşalmadan gözlerimdeki yaş. Anlatamayacağım kadar çok seviyorum onu, kelimelerle ifade edemeyeceğim bir yoğunlukta. Bu kez bambaşka benden bile başka… Aşkın tarifsizliği tüm hücrelerimde…

2 yorum:

Fikrini söylersen yeni bir şey öğrenirim,
Küçük bir bağ kurarız hiç tanışmadan,
Farklı birinin hisleri hakkında bilgi sahibi oluruz,
Hiçbir şey olmazsa biri yazdıklarımı okudu diye mutlu oluruz,
Ya da en kötü ne olabilir ki içinden geçeni söylersen?