tasarım

tasarım

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

7 Ekim 2012 Pazar

Cam Biberon

Cam bir biberonum vardı küçükken ama çok da küçük değil iken. Kardeşim 6 aylık filandı yani ben 4 yaş civarında. Nasıl severdim sütü, zaten annemi en çok emen de benmişim. Çok dediysek, annem yürüyen çocuğun emmesinden haz etmeyecek kadar toy ve henüz bu konuda bilgisiz olduğundan ben bırakmadan bıraktırmış işte memeyi daha yaşıma girmeden. Annem her öğlen bir biberon kardeşime verirdi uyusun diye, bana da cam biberonumu içeyim diye çizgi film karşısında. Kim bilir, hiç kıskandığımı hatırlamasam da belki bir parça kıskanmışımdır kardeşimi, belki o doğduktan sonra dönmüşümdür tekrar biberona. Tek ve çok net hatırladığım cam bir biberon olduğu işte. Her neyse yine bir öğlendi sütümü içtim mutfağa gittim anneme bitti dedim (Ben küçükken oldukça az konuşurdum.) sonra masaya bıraktım, arkamı dönmemle kolumu çarptım biberonuma ve camlar yerde paramparça. Nasıl ağladım hala çok net hatırlıyorum, içimi çeke çeke "Ama ben onu kırmak istememiştim…" Biliyordum sanırım annemin yenisini almayacağını, öyle içli ağladım ki yenisi için, almadı bırakmama vesile olsun diye. Ben bıraktım biberonu ama sütle birlikte. O kuru inadım girdi devreye bardakla içmeyeceğim diye direttim. Ben sütü özledim ama annemin inadı benden beter çıktı almadı bir daha. Çok zaman geçti aradan, ilkokula başlayınca yeniden düzenli olarak başladım süte ama o biberonu hiç unutmadım.
Küçükken bakkala gittiklerinde sakız bile istemeyen hassas çocuktum ben, ya parası yoksa annesinin diye. Şimdi anlıyorum ne denli sevmişim o cam biberonu, komik ama öyle. Nereden hatırladığıma gelirsek bu hikayeyi, bugün öyle bir anda telefonda duygusala bağlamışken geldi işte aklıma. Anlattım Cio Çocuk’uma benim cam biberonum sensin, ben kırmayı hiç istememiştim ki…
Ve ona söyleyemediğim kısmı, ben o cam biberonu kırmayı hiç istememiştim ama kırmıştım işte bir anda, bir kazayla. Bazen geri dönüşü olmuyor hataların, ne yaparsan yap ne kadar istersen iste inat ediyor biri ve bir daha olmuyor. Ne kadar istesem de onunla bir ömür geçirmeyi, acaba bir daha git der mi’lerle yaşıyorum…

2 yorum:

  1. kendi başından geçenleri hikaye gibi anlatabilen insanlara hep çok özenmişimdir... büyük romancılar böyle çıkar zaten :) çok güzel olmuş ellerine sağlık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ahh büyük bir romancı olabilir miyim acaba bir gün? :) Sanmam ama seviyorum işte yazmayı, kısa kısa da olsa hayatımdan bahsetmek hoşuma gidiyor işte. Teşekkürler :)
      Şunu da belirtmeden geçemeyeceğim yazım kurallarına uysan da uymasan da kimin umurunda, akıcı ve güzel yazıyorsun, severek takip ediyorum ;)

      Sil

Fikrini söylersen yeni bir şey öğrenirim,
Küçük bir bağ kurarız hiç tanışmadan,
Farklı birinin hisleri hakkında bilgi sahibi oluruz,
Hiçbir şey olmazsa biri yazdıklarımı okudu diye mutlu oluruz,
Ya da en kötü ne olabilir ki içinden geçeni söylersen?