tasarım

tasarım

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

16 Eylül 2012 Pazar

Evcilik Oyunu

Haftasonu memleket molası sonrası beyanatlarına başlıyorum. Annemle babam yoktu evet şehir dışındalardı ama ben yine de gittim. Kendini yalnız hissederken baban o evde olmasa bile baba evine sığınmak güzeldir. Gitmişken doktor olup cehennemin dibine atanan liseden arkadaşımla da görüşeyim dedim ve yakın zamanda evlenen yine liseden arkadaşımız bizi evine davet etti. Doktor olan arkadaşım kolaylık olsun daha alışamamıştır eve diye düşünerek kahvaltıya gidelim o zaman dedi ve öyle yaptık. Tabi başımıza gelecekleri bilmiyorduk. Kahvaltı diye önümüze peynir ve 3 çeşit bisküvi koydu yahu şaka gibi öyle kalakaldık, yalnız biz kahvaltı yapmamıştık diye. Markete çıkamamışmış üstelik uyandığını söylediği saatten 2 saat sonra gitmiştik o arada eli armut mu topluyordu ne yapıyordu anlamadım açıkçası. Hayır söylese poğaça simit bir şeyler kapar gelirdik ne bilelim böyle olduğunu hem bir şey yapmayacaksın niye eve davet ediyorsun ki giderdik dışarıda yapardık kahvaltımızı mis gibi.  Lisede 4 kız arkadaştık ben o gün Ankara’da olan (o bir intörn) arkadaşım Po ile samimiyim diğer ikisi birbirine daha yakındı ama benden istese samimiyetimize dayanarak laf etmezdim yani böylesi çok daha ayıp oldu, bir utanma emaresi de göremedim yüzünde açıkçası. Zaten 4’müz içinde hiçbir zaman hoşlandığı biri olmayan, birinden hayranlıkla bahsetmeyen kısacası en son evleneceğini düşünebileceğimiz arkadaşımız evlenmişti biz hala şaşkındık ama anladım ki o da çok hazır değilmiş evliliğe. Evcilik oyunu oynuyor gibi geldi bana şakadan kahvaltı, şakadan bir ev... Bir de komik olan kahvaltı seti almıştım hediye olarak daha içene koyacak zeytini bile yokki yavrucuğun. Böyle şeylere hiç takılmam ben ama yeni evli biri bir heves evini derler toplar salondaki o çamaşırlar, mutfak masasındaki kendi kahvaltılarından kalma çay ve peynir olmamalıydı. Kısacası şok üstüne şok yaşadım ama o da öğrenecek ablası demekki çok toy hem annesinin yanında okudu hiç iş yapmamış belli ki dedim. Sonra kendimi düşündüm ben ilk eve çıktığımda 40 yıllık aşçı modunda annemi arıyor dediğini yapıyor herkes çok güzel olmuş dedikçe zevklere geliyor idim. Kendini beğenmişlik yapmıyorum gerçekten yemeği güzel yaparım. Kahvaltı sevmediğim bir öğün ama pazar kahvaltısı en büyük zevkim olduğundan her hafta değişik bir şeyler yapmayı da iş edinmiştim kendime ki onlarda fena sayılmaz yani. (Şimdilerde Cio Çocuk’la her gün kahvaltı yapabilsem keşke diyorum orası ayrı.)  Anne yanında stajım annemin yaptırdığı çorbayı karıştır, poğaçanın hamurunu sen yoğur şeklini birlikte verelim, acıktıysan 2 yumurta kırdan ibaret benim de öyle tüm sorumluluğu bana vermişliği filan yok yani. Ama asıl mesele şu sanırım ki becerikli anneyi gözlemlemek bile yetiyor. O açıdan arkadaşıma üzüldüm evi nasıl çekip çevirecek, kocasının önüne ne yemek koyacak bilemiyorum umarım bir an önce geliştirir kendini. Bende bu sayede kendime haksızlık ettiğimi anladım, “Daha küçüğüm ben ya ev çekip çeviremem, hem iş hem ev idare etmek zor.” diyordum kendime güvenemiyordum ama o bile evlenebildiyse ben haydi haydi yaparım evet. Hatta oldu olan itiraf edeyim hormonlardan mı bilinmez eskiye göre evliliğe daha sıcak baktığımı söyleyebilirim. Ama yine de ben aşık olduğum adamla evlenip onunla yaşlanmak istiyorum, yoksa yalnız kalsam da umurumda değil der bu yazıyı da noktalarım.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Fikrini söylersen yeni bir şey öğrenirim,
Küçük bir bağ kurarız hiç tanışmadan,
Farklı birinin hisleri hakkında bilgi sahibi oluruz,
Hiçbir şey olmazsa biri yazdıklarımı okudu diye mutlu oluruz,
Ya da en kötü ne olabilir ki içinden geçeni söylersen?