tasarım

tasarım

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

19 Eylül 2012 Çarşamba

5 Yıl Önceki PukiDiki'ye

5 yıl sonraya mektup yazmıştım bir kaç yıl önce. Şimdi ise 5 yıl önceki yani 18 yaşındaki kendime bir mektup yazabilseydim neler yazabilirdim onu düşünüyorum. Sanırım şöyle derdim mektubumda:
Hayat sandığın gibi değil öyle beylik laflar etme, boşuna büyük konuşma. Başına neler gelebileceğini gördüğünde hayatla savaşına sen bile şaşıracaksın. Asla yapmam dediklerini bir bir yaparken büyük konuşmamak gerekirmiş insanız her şeyi yapabilirmişiz diyeceksin. Bilmiş havaları bir kenara bırak daha yolun başındasın ve çok şey göreceksin 5 yıl içinde hatta sonrasında da devam edeceksin, şu an ben bile yaşamadığım için başıma daha da neler geleceğini bilmesem de. Tüm bunları yaşarken sana kılavuz olacak birkaç öğüdüm olacak dinlersen iyi edersin ama biliyorum sen yine burnunun dikine gideceksin. Öncelikle kendini yargılarken acımasız olmamayı öğrenirsen kendine çok büyük bir iyilik yaparsın, her şeyden önce kendinle kavga etmeyi bırak ve kendini sevmeyi öğren geç olmadan. Sonra hep karşıdan beklemekten vazgeç kendinden ödün ver, karşılığında çok daha fazlasını alacağını göreceksin bunu da sabırla beklemeyi bil. Çabuk vazgeçme sabrına yenilip, çünkü bekleyemediklerin sen vazgeçtiğinde sana gelecektir. Hayal kurmayı ne olursa olsun bırakma ama hayal kırıklıklarına kendini hazırlamayı da unutma. Beklentilerini öldür hayatta ne gelirse başına sürpriz tadında olsun. Heyecanla iste her şeyi belki olur belki olmaz ama sen yine de umudunu kaybetme, çaresizliğe yenilme zamana bırakmayı dene. Hatalarından ders almasını bil, insan olduğunu ve hata yapabileceğini unutma kendinle barış. Sevdiklerine verdiğin değeri göstermekten çekinme, insanları kırmaktan kork, kalp kazanmak için çabala, dostlarını iyi seç ve onları hiç bırakma, gemilerini çabuk yakma, yol yakınken dönmesini bil. En önemlisi de ailenden çok uzaklaşma, kendine verdiğin sözü hala çok net hatırlıyorum ama doğduğun şehre dönmemek demek ailenden uzaklaşmak demek değildir. Bir de onları hayal kırıklığına uğratacak şeyleri bile bile yapma, onlar seni her şartta sever ama kendine ve onlara saygın için pişman olacağın şeyler yapma. Sevmekten korkma, aşkı aramaya devam et, duygularını asla kaybetme, bağlanmayı öğren, sevilmeden sevmenin de güzel bir şey olabileceğine inan ve bu uğurda hata yapma. Karşılıklı olarak birbirinize zarar verdiğinizi düşündüğün insanları hayatından çıkartmakta çok gecikme, inan herkes kendi yolunda çok daha mutlu olacaktır. Aşk için savaşmayı öğren ama istenmediğin yerde kalma yanılgısına düşme. Kısacası tüm duyguları ve heyecanı ile yaşa hayatı, binlerce kez yenilsen de denemekten hiç vazgeçme, her gün doğan güneşe bak ve yeniden başla…
Ve son ve en büyük öğüdüm şudur ki herkes kadar İNSAN olduğunu asla unutma. Kimseyi hayatıyla yargılama çünkü SADECE İNSANIZ gün gelir her şeyi yapabiliriz, kendini affet ve hatalarından her zaman ders al…


Kul kurar, kader gülermiş…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Fikrini söylersen yeni bir şey öğrenirim,
Küçük bir bağ kurarız hiç tanışmadan,
Farklı birinin hisleri hakkında bilgi sahibi oluruz,
Hiçbir şey olmazsa biri yazdıklarımı okudu diye mutlu oluruz,
Ya da en kötü ne olabilir ki içinden geçeni söylersen?