tasarım

tasarım

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

3 Haziran 2012 Pazar

Vakit Hep Erken Ölüme


Bir akşamüstü güneş batarken gittim ben, mevsim bahardan yaza dönerken… Dünyanın tüm enerjisi üstünüze akarken, güneş kıştan çıkmış kemiklerinizi ısıtırken, kuşlar neşeli şarkılarını söylerken, ılık bir bahar esintisinde ve belki yağmurlar ağartırken kirlenmiş derinliklerinizi… Martının kanadında uçtum ben hep istediğim gibi, en sevdiğim mevsimde öldüm ben doğduğum gibi… Sadece en sevdiğim mevsimi değil gençliğin baharını da terk ettim, yorgun bir akşamüstü… O çok sevdiğim ama çoktandır küs olduğum şehirde güneş benden habersiz batarken denize, martıların çığlıklarına tezat bir sessizlikle, kimse görmezken ve duymazken yavaşça ayrıldım aranızdan. Daha yolun başında pes ettim ben, hayallerim terk edilmiş bir çocuk gibi çaresiz ve üzgün baktı arkamdan, gidecek yerlerim yapacak işlerim yarım ve öksüz kaldı, başım sonum belirsizliğe emanet. Enerjimin en yüksek olduğu anda kestiler nefesimi. Bedeliydi ödedim, hep istediğim gibi ruhum özgür artık. Ne varlığım ne de yokluğum belli ederken kendini Sarıçiçeğin ağıtını duydum derinden. Ne gelişim belli idi dünyaya, ne de gidişim. Bitişlerim de başlangıçlarım gibi belli belirsiz oldu hep, plansız beklenmedik. En umulmadık anda kendim bile beklemezken sessizce veda ettim geceye ve tüm yeni günlere. Hesapları ödemeden, başladığım onlarca iş yarımken bir akşamüstü yorgunluğunda yok oldum, gittim ben…
Erkendi her gidiş, sabahın ayazında koyulmadımsa da yola. Erkendi kaç yaşına gelirsen gel anne sıcağından kalkıp gitmek. Üzgünüm ama, bir daha sabahı göremeyecek olmak değil mesele ben daha doymadan kalktım hayat sofrasından. Vakit hep erken ölüme… 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Fikrini söylersen yeni bir şey öğrenirim,
Küçük bir bağ kurarız hiç tanışmadan,
Farklı birinin hisleri hakkında bilgi sahibi oluruz,
Hiçbir şey olmazsa biri yazdıklarımı okudu diye mutlu oluruz,
Ya da en kötü ne olabilir ki içinden geçeni söylersen?