tasarım

tasarım

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

28 Mayıs 2012 Pazartesi

Sustum…


Söylenecek sözüm olmadığından değil sebepsizce sustum. Kelimeler dilimden dökülmediğinden değil anlamlarını çoktan yitirdiklerinden sustum. Lafla peynir gemisi yürümüyor idi bende sustum. Bıraktım öyle her şeyi ne olursa dedim, ne gelirse başımıza, ne düşerse payımıza. Biliyordum ki payıma mutluluk hiç düşmedi düşmeyecek, bende geleni kabullendim, elimdekilere şükrettim ve yola devam ettim. Herkes kadar, herkes gibi hata yaptım. Farklı değildim kimseden, bende herkes gibi sıradan olmak istedim bazen oldum bazen olamadım. Yürüdüğüm bir çizgi idiyse eğer ben hiç ortadan yürüyemedim bazen sağa taştım bazen sola nadiren tutturdum orta yolu. Üzerimdeki dengesizlik hali doğuştan, inan bana bende sevemedim bunu, yıllardır kendime küs oluşum ondan. Barışamadım içimdeki üç parça kadınla. Aynalara selamı kesişim sebepsiz değil bir tek susuşumun nedeni yok. Biliyorum ne desem fayda yok. Sandığınız gibi yüksek egomdan değil ben böyleyim diyişim, yıllardır kendini kabullenemeyen bendim. Savaşımı yeni yendim kusurumu mazur görün, ben böyle biriymişim siz de kabullenin. İstediğiniz kadar konuşun hakkımda ama benim ağzımdan kelimeler çıkmayacak bundan böyle, kabullendiğimden değil çaresizliğimden suskunum.
Sustum ağır gelince kelimeler yüreğime, taşıyamazken kendimi bile. Anlatamayınca derdimi biçare, elimdeki tek çare sustum. Gözümden inen son damlaya sakladım son kelimeleri, yüzümde sahte gülümsemem soranlara diyor iyiyim ben sessizlik halim doğuştan. Günler geceye dönerken ve sabahlar olmak bilmezken en derin karanlıkta suskunum. Şimdi sıra bir uzun matemde…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Fikrini söylersen yeni bir şey öğrenirim,
Küçük bir bağ kurarız hiç tanışmadan,
Farklı birinin hisleri hakkında bilgi sahibi oluruz,
Hiçbir şey olmazsa biri yazdıklarımı okudu diye mutlu oluruz,
Ya da en kötü ne olabilir ki içinden geçeni söylersen?