tasarım

tasarım

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

11 Şubat 2012 Cumartesi

Başımda Hala Kavak Yelleri


Eskidendi, çok eskiden… 18 yaşın toyluğuyla bolca kalp kırdım ve kendim de kırıldım. Hırsların savaşını verdik ve hep kaybettik. Farklı bir açıdan bakıyordum, her şey satılıktı ve ben satın alabilecek güce sahibim sanıyordum. Daha kötüsü dünya etrafımda dönüyor ve bütün hayallerimi gerçekleştirebilirim sanıyordum. Başımdaki kavak yellerinin baş döndürücü büyüsüne kapılmıştım, kendimi bir b.k zanneden ergenlerdendim. Çok hayalim vardı, umudum olduğu sürece her şeyi başarabilirim sanıyordum. Aradan geçen 5 yıldan sonra bakıyorum da neden hala başımda kavak yelleri? Artık başında değilim ki hikayenin… Niye durulamıyorum? İçimdeki uslanmaz kız çocuğu hep heyecan peşinde, ayaklarının yerden kesilmediği oyunun başrolünü de reddediyor. Tüm tutkusuyla hissetmeli hayatı damarlarında istiyor. Olmuyor işte hareketli hayatı özlüyor. Bir süre önce durgun, birkaç kişilik, mutlu bir hayat isterken yine o hareketi, tozu dumanı özlüyor. İyi de böyle geçer mi hayat başında hep kavak yelleri? İstediği gibi sınırsız bir hayat yok ki. Nereye kadar meydan okuyabilir zamana? Hayatının mottosu ‘’ Yapılacak çok işim, gidilecek çok yerim var’’ın peşinde nereye kadar sürükleyebilir sevdiklerini peşinde? Gelir mi herkes onunla cehennemin dibine bile? Durulmalı deli gönül, sakinlemeli ve bırakmalı derin denizlere kendini. Yok, olmaz artık uslanmalı, 5 yıl önceki 18’lik kız yok olmalı…



Sezen Aksu - Bir Zamanlar Deli Gönlüm

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Fikrini söylersen yeni bir şey öğrenirim,
Küçük bir bağ kurarız hiç tanışmadan,
Farklı birinin hisleri hakkında bilgi sahibi oluruz,
Hiçbir şey olmazsa biri yazdıklarımı okudu diye mutlu oluruz,
Ya da en kötü ne olabilir ki içinden geçeni söylersen?