tasarım

tasarım

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

28 Ekim 2011 Cuma

Defne


Bir kız tanırdım eskiden, ürkek bir yanı vardı. Dikenlerle ördüğü yemyeşil bahçesinde rengarenk çiçekler açardı. Yalnızca izleyebilirdiniz, dokunmak yasaktı. Ürkek bir yanı vardı çünkü çiçeklerini soldururlar diye korkardı. Oysa çiçeklerin ömrü kışı görene kadardı. Solup dökse de çiçekler cılız yapraklarını, her baharda yeni umutlar ekerdi toprağa. Ta ki kimsenin ne olduğunu öğrenemediği o kışa kadar. Özenle büyüttüğü her ne varsa içerde hepsi bir kış üşüdü, gitti. Bir daha o bahçede mor salkımlar, kırmızı laleler, mor erguvanlar, erken bahar mimozaları, güneşten kaçan ortancalar görülmedi. O kız o bahar bir defne ağacı ekti. Yani Apollon’dan kaçarken gücü tükenince "Ey toprak ana beni ört beni sakla, kurtar." diye yalvaran Daphne’nin dönüştüğü defne ağacı. Ağacı ekti ve bahçede bir kez daha dolaşmadı, tıpkı hikayedeki gibi sakladı kendini doğaya. Şimdi orada Daphne’nin güzel kokulu saçları bir ağacın çiçeğinden yayıyor kokusunu o kızı küstürenlere. Ödül olarak taç oluyor başlara bir kızın biten umutları. Rengarenk çiçekler yok artık o bahçede, yaz kış yapraklarını dökmeyen defne ağacı bekliyor yaşayan mezarı…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Fikrini söylersen yeni bir şey öğrenirim,
Küçük bir bağ kurarız hiç tanışmadan,
Farklı birinin hisleri hakkında bilgi sahibi oluruz,
Hiçbir şey olmazsa biri yazdıklarımı okudu diye mutlu oluruz,
Ya da en kötü ne olabilir ki içinden geçeni söylersen?