tasarım

tasarım

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

2 Eylül 2011 Cuma

Yavaş Yavaş


Bir vazo düşünün düşmüş kırılmış. Kurtarılabilir gibi gözükebilir, yapıştırırsın da eskisi gibi de gözükür. Ama vazoya su doldurursan çatlaklarından sızdırır o zaman anlarsın ya eskisi gibi olmamıştır, bir daha da olmayacaktır. İşte vazo gibidir kalp de kırılırsa tamir edersin belki, ama bir daha asla eskisi gibi olmaz.
Deneyimlerle öğrendim kalbimin her kırıldığında paramparça olduğunu, bir daha eskisi gibi olmayacağını. Ondandır dikkat etmeye başladım değerli bir vazo gibi kalbimi teslim ettiğim ellere. Olmadık insanlarda tekrar kırılmasın kalbim diye yavaş yavaş güvenmeyi öğrendim. Yalan yok şanslıydım aslında birçoklarına göre kalbimi sımsıcak koruyacak adamlara verdim genelde. Benimkisi önyargılı, gençlik kırıklıklarından gelen bir korkuydu işte. En çok sevenler bile bir parça kırmışsa, sevgisinden emin olamadıklarım daha çok korkuttu. Ama hiç bu kadar yavaş teslim olmamıştım birine. İlk kez söylenenlere kulak tıkamadan, burnumun dikine gitmeden, kalbimi kırmasına izin vermeden yavaş yavaş ilerliyorum bir adama doğru. Bu kez doğru insan mı? Kim bilir… Umurumda da değil zaten doğru ya da değil onun kalbimi kırmasına izin veremem ama bende onunkini kıramam işte basit bir kural, uygulanabilirliği yüksek. Bir anda kırk yıldır tanıyormuş gibi olamazsın kimseyi, o yüzden bu sefer yavaş yavaş alışkanlık haline getiriyorum, kendim bile fark etmeden bağlanıyorum. Karşılıklı güven problemine rağmen kalbim dur diyen aklımı dinlemiyor sadece biraz fren yapıyor, yavaşça akıyorum ona doğru…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Fikrini söylersen yeni bir şey öğrenirim,
Küçük bir bağ kurarız hiç tanışmadan,
Farklı birinin hisleri hakkında bilgi sahibi oluruz,
Hiçbir şey olmazsa biri yazdıklarımı okudu diye mutlu oluruz,
Ya da en kötü ne olabilir ki içinden geçeni söylersen?