tasarım

tasarım

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

22 Eylül 2011 Perşembe

Hayat = Yol


Her insanın hayatında kötü bir dönem vardır ya her şeyin kötü gittiği galiba benim ki geçen yıldı. Her yönden sınandığım, güçlendiğim ve şükretmeyi öğrendiğim bir yıldı. Hala aynı birçok şey ama alıştım şimdi daha güçlüyüm ve buna da şükür diyebiliyorum. Şimdi düşünüyorum da bunları ben mi yaşamıştım bile diyorum. Bugün tüm yaşananlar başkasının başından geçmiş hikayeler gibi geliyor. Oysa hepsi bugünkü beni yaratan hikayeler.
Ne yaşadığımın, nelerin bizi bu hale getirdiğinin önemi yok kimse için, önemli olan o ruhsal bunalımdı. Staj süresince hiç bilmediğim bir yerde, bilmediğim bir yurtta yalnız geceler geçirdim, telefonların bile çalmadığı geceler. Düşündükçe kafayı yermiş insan orda ne yaşadım dört duvar arasında bir ben bir Allah bilir. Dönüşüm de muhteşem olmadı ağır ağır güçlendirdi beni yaşananlar. Hayatım boyunca tanıdığım en olumlu düşünen insan olan annemi ilk kez umutsuz gördüm ben, ilk kez rolleri değiştik ‘’Bu günler de geçer mi dersin’’ derken ben ‘’Geçecek tabi ki hep böyle kalacak hali yok ya.’’ diyordum. Yaşadıklarımız bu kadarla sınırlı kalsa gene iyiydi bir de sağlık vardı ki insanın elini kolunu bağlayan, annemi ilk kez duygusallığından değil de çaresizlikten ağlarken gördüm ben. Yaşananlar bugünkü bizleri yarattı belki ama yine de affedemiyorum sorumluları. Kendim için değil, sevdiklerimin gözyaşına sebep olduklarından affedemiyorum. Her şey unutuluyor zamanla sanıyoruz, olayları detaylı hatırlamayınca unuttum diyoruz. Oysa her yaşanan bir çizgi atıyor yüzümüze, her aynaya baktığında hatırlanıyor.
Hayat uzun bir yolmuş iniş çıkışlardan önünü tam göremediğin. Yolu yürüdükçe görüyorsun karşına ne çıkacağını, kısa sürede hazırlanman gerek tüm engellere. Sonra bakıyorsun geriye engebeli, anlamıyorsun ne değişti. Ama aslında yaşanan her şey bugünkü seni yaratıyor.  İyi ya da kötü her ne yaşadıysan hepsi yeni bir sen yarattı sonunda.
Yaşadığım bir buçuk yılın sonunda, bugün kendimin en büyük yargılayıcısıyım ama artık tahammülüm yok sizin yargılarınıza. Benimle aynı şeyleri yaşamadan, aynı yolda yürümeden, aynı acıları çekmeden, aynı taşa ayağınız takılmadan, aynı yolda düşmeden ve aynı kayıpları vermeden beni yargılayamazsınız. Tüm bunları yaşamasaydım bende sizler gibi ufacık dertleri kocaman zannetmeye devam edecektim belki ama ben değiştim, yaşadıklarım değişti, dertlerim değişti, kararlarım değişti. Bu değişimi yaşamadan seçimlerimin arkasındaki mantığı anlayamazsınız. Önce benim hayatımı yaşayın, yüzünüzde aynı çizgilere sahip olun, o zaman söz istediğiniz yorumu yapmanıza izin vereceğim…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Fikrini söylersen yeni bir şey öğrenirim,
Küçük bir bağ kurarız hiç tanışmadan,
Farklı birinin hisleri hakkında bilgi sahibi oluruz,
Hiçbir şey olmazsa biri yazdıklarımı okudu diye mutlu oluruz,
Ya da en kötü ne olabilir ki içinden geçeni söylersen?