tasarım

tasarım

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

28 Temmuz 2011 Perşembe

Küçük Prens


Bir yıldızda yaşayan bir çiçeği seviyorsanız, geceleyin yıldızlara bakmak hoştur. Ve geceleri gökyüzüne bakarsın. Her şeyin çok küçük olduğu gezegenimi gösteremem sana... Belki böylesi daha iyi. Yıldızım senin için herhangi bir yıldız olsun. Böylece gökyüzündeki bütün yıldızlara bakmayı seveceksin..."
                                                                                                                                      Küçük Prens



3. sınıfa gidiyordum annem bana bu kitabı hediye etmişti. O gün benden 5 yaş büyük olan kuzenim bizdeydi, incecik bir kitaptı zaten hemen okuyup bitirmişti. Gazeteleri ve kitapları ilk okuyan olma tutkumdan dolayı hırs yapmıştım o gece bende bitirmiştim. Ve o gün hayatımın kitabı oldu Küçük Prens.
Uyuyamadığım gecelerde pencereden dışarıyı izler, gökyüzüne bakardım. Yıldızlar daha çok parıldardı sanki o zamanlar ya da ben küçüktüm bana öyle gelirdi. Yıldızlar kaydıkça dilekler tutardım, hiç biri gerçekleşmedi. Belki de bu yüzden sevdim bu kitabı böylesine. Bana yıldızları anlatıyordu kitap, gitmek isteyip de gidemediğim yerleri. Dedem de benim gibi yıldızları izlerdi geceleri, babaannem sorardı ne bakıp duruyorsun ne var orda. Orda senin bilmediğin yerler var derdi dedem, başka bir şey söylemez sadece izlerdi. Sahi var mıydı orda bilmediğimiz yerler. Benim için olduğu varsayımı bile güzeldi. Benim Küçük Prensim yaşıyordu orda, bir de çiçeği.
6. sınıfta Türkçe hocam bu kitabı okumamızı istemişti, ben çoktan ezberdim kitabı. Ezberim zaten bir kez daha okuyayım mı demiştim, o zaman gerek yok sen başka bir kitap oku zaten çok okuyorsun diye de takdir etmişti. Ben o zamanlar kitap kurduydum çünkü kitaplarım ve geniş hayal dünyam vardı. Sıkıntı ve dertlerim yoktu hayat gerçekten çok güzeldi. Hayata Küçük Prens gibi çocuklara özgü farklı açılardan bakmak güzeldi. Benim de kutuların içinde göremediğim ama hayal ettiğim koyunlarım vardı. Küçük Prensin ki gibi bitmek bilmeyen sorularım… (Benimkiler hala bitmedi, sordukça soruyorum orası ayrı J) Boa yılanlarından ve bütün yılanlardan o zamandan beri çok korkarım, hatta kabus görüyorsam mutlaka içinde yılanlar vardır. Bu yüzden hala kitabı her elime aldığımda 9 yaşında bir çocuk oluyorum. 9 yaşın masumiyeti ve bu kitap bana kendimi iyi hissettiriyor. Bazen sadece açıp kitaba bakıyorum, ilk sayfada her harfini farklı renkle yazdığım adımı görüyorum ve gülümsüyorum her şeye inat. İyi ki bu kitabı seçmiş annem, bana hediye ettiği onca kitap arasından en sevdiğim bende yeri en ayrı olanı olmuş iyi ki.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Fikrini söylersen yeni bir şey öğrenirim,
Küçük bir bağ kurarız hiç tanışmadan,
Farklı birinin hisleri hakkında bilgi sahibi oluruz,
Hiçbir şey olmazsa biri yazdıklarımı okudu diye mutlu oluruz,
Ya da en kötü ne olabilir ki içinden geçeni söylersen?