tasarım

tasarım

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

27 Temmuz 2011 Çarşamba

Hep Sonradan


Ne sen Leyla’sın ne de ben Mecnun
Ne sen yorgun ne de ben yorgun
Kederli bir akşam içmişiz sarhoşuz hepsi bu.

Hep sonradan gelir aklım başıma hep sonradan sonradan
Hep sonradan gelir aklım başıma hep sonradan
Hep sonradan gelir aklıma hep sonradan, sonradan
Hep sonradan gelir aklım başıma, hep sonradan.

Ne sen bulutsun ne de ben yağmur
Ne sen mağrur ne de ben mağrur
Hüzünlü bir akşam susmuşuz durgunuz hepsi bu.


Sonradan geliyor aklım başıma da geç kalıyor. Burnumun dikine gittim de hep ne oldu, her seferinde hata yaptım, başımı belaya soktum. Telafisi olmayan hatalarımda boğuldum kaldım. Ne değişir ki o saatten sonra aklın başına gelse de. Kederli bir akşam içmişim sarhoşum değil, kendi isteğimle içtim, hata da olsa kendi seçimlerimi yaptım ve bedellerini her seferinde ben ödedim. Hata yapıyorsun dendikçe inadına daha çok yapasım geldi. Siz yargıladıkça ben gizleyip, bir çığ gibi büyüttüm, sonunda da bana patladı. Sanırım bir kar topunun içinde buz tuttum, çıkamıyorum ve donuğum. Arada bir üstüme çöken hüzün dışında çok rahatım. Hani donmamak için uyumazsın ama uyku tatlı tatlı gelir ya ben uyudum. Yüzümdeki anlamsız gülümseme ondan ben tatlı bir uykudayım, galiba öldüm, hiçbir şey hissetmiyorum artık…

p.s: Yazmak da zor gelmeye başladı sanırım bir süre eski yazılarımı gözden geçirip yayınlayacağım.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Fikrini söylersen yeni bir şey öğrenirim,
Küçük bir bağ kurarız hiç tanışmadan,
Farklı birinin hisleri hakkında bilgi sahibi oluruz,
Hiçbir şey olmazsa biri yazdıklarımı okudu diye mutlu oluruz,
Ya da en kötü ne olabilir ki içinden geçeni söylersen?