tasarım

tasarım

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

29 Mayıs 2011 Pazar

Ankara’da Bir Pazar

Benim için diğer günlerden hiçbir farkı yok çünkü öğrenci evinde hafta içi okul günleri, hafta sonu ise eğlence günleridir, cumartesi ile pazarın bir farkı yoktur. Ama işte böyle güzel havalarda dışarı bakınca evi özlüyor insan sahi mangal yapıp yemeyeli ne kadar uzun zaman oldu? Bahar havasının kokusunu hatırlamıyorum evet çok uzun zaman olmuş, doya doya içime çekmeyeli. Bak yine hatırladım işte özlemişim eskiyi hem de çok… Oysa o günleri yaşarken sorsalar da hayat b.k gibi derdim, yanılmışım zaman öğretirmiş şükretmeyi, aratıyor be o günleri, huzur sevdiklerinle güzel bir pazara el sallamakmış oysa kaybetmeden bilemezmişiz… Ama öğrendim şu an belki elimde hiç bir şey yok gibi öyle görünüyor ama yanılıyoruz benim elimde koca bir dünya var, en azından hala sevdiklerim var uzakta da olsalar, araya zaman da girse sevdiklerim hala var. Yeniden kavuşma umuduyla güzel havaya bakıyorum yeniden penceremden. 1 dakika ya ben bu sefer neşeli bir pazar yazısı yazacaktım kim koydu bu hüznü içime, artık eğlenceli şeyler yazamıyorum, çok sinirlendim şimdi. Nerde benim gülümsemelerim? Tamam, bu mevsimde Ankara’da güneşli günleri bile gölgeleyen, bir anda gökyüzünü yere indiren yağmurlar var ama gülümsemeler ve gözyaşları da iç içe geçmeli Ankara havası gibi. Kim aldıysa geri versin gülümsememi ben artık mutlu olmak istiyorum, bir parça huzur istiyorum çok bir şey değil… Gözyaşlarından sıkıldım artık, gülelim hep beraber hayat sanki çok güzelmiş gibi gülelim. Dün yağmurda sırılsıklam olan ben değilmişim gibi, o sevdiğim bara sığınıp bira yemek ikilisi yapan kısmı alayım, yarın henüz hiç çalışmadığım 2 finalim olmasını değil çarşamba her şeyin bitiyor oluşunu alayım. Bardağın dolu kısmına bakalım artık boşlukta yeterince gözyaşı döktük. Penceremden duyulan kuş sesleri eşliğinde güzel bir pazarın şerefine ders çalışmaya dönüyorum, mutlu huzurlu günlerde buluşmak dileğiyle yüzünüzden gülümsemeniz eksik olmasın…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Fikrini söylersen yeni bir şey öğrenirim,
Küçük bir bağ kurarız hiç tanışmadan,
Farklı birinin hisleri hakkında bilgi sahibi oluruz,
Hiçbir şey olmazsa biri yazdıklarımı okudu diye mutlu oluruz,
Ya da en kötü ne olabilir ki içinden geçeni söylersen?