tasarım

tasarım

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

27 Nisan 2011 Çarşamba

Kuyularda Saklanır mı Sırlar?

Gordion şehrinin efsanevi kralı Midas’ı hepimiz biliyoruz. İster eşek kulaklarıyla tanıyın ister dokunduğu her şeyi altına çevirmesiyle ama benim hikayem Tanrı Apollon’u kızdırıp ‘’Eşek Kulaklı Midas’’ olması efsanesinden öte bu hikayenin adı sanı geçmeyen berberiyle. Güç ve baskı altında bir sır saklamaya zorlanan zavallı berber.
O berber gibi hepimiz bu hayatta sırlar saklamaya zorlandık bazen kendi tercihimizle bazen de başlarının istekleri doğrultusunda. Her insanın karanlık saklı bir yanı vardır ama bir kuyuya Kral Midas eşek kulaklıdır diye bağırmak da bir ihtiyaçtır bazen. Midas’ın herkesten sakladığı sırrını görüp de susmak mümkün müydü? Bu sır insan ağzına sığar mıydı? Tabi ki berber sancılar geçirir, dayanılmaz ıstıraplar yaşar. Sonunda gider bir kuyuya eğilir ve sırrını ifşa eder: ‘’Midas'ın kulakları eşek kulakları.’’ Su yıkar mı sanırsınız sırları çamuruyla birlikte bir yolculuğa başlar. Sır kuyudan suya, sudan sazlara, sazlardan rüzgara salına salına bütün etrafa yayılır. Böylece bütün ülke Midas'ın sırrını kısa zamanda öğrenir. Efsane burada biter ama asıl bilmemiz gereken Midas olmak da berber olmak da kolay değildir ve bu bir güven meselesi değildir. İnsan paylaştıkça çoğalırken, dertler paylaştıkça biterken, insan konuştukça rahatlarken saklanamaz hiçbir sır, içinde tuttukça bin baloncuk olur süzüle süzüle dışarı çıkmaya çalışır. Sen sussan gözlerin anlatır, yolu yok her sır kendini ele verir. Bir kuyuya ya da insana anlatmak fark etmez, karanlık sonsuz bir boşlukta da olsan anlatacaksın çünkü insansın. Bazen Midas’sın bazen berber. Zavallı berbersen bir kuyuya avaz avaz bağır dünya duysa bile sırlarla dolup patlamaktansa bırak Midas korkularıyla yüzleşsin. Midas’san er geç öğrenilecek her şey saklama, insanlığından mı önemli ki kulakların? Zavallı berberi bu kadar zorlamak niye? Tek ihtiyaç biraz cesarettir bazen. Bir parça da merhamet bekle seni kabullensinler diye.
Efsane bu evet eşek kulaklarımız varsa da bugün bu genetik kaynaklı bir problemdir. Sırlarımız da insana özgüdür. Ama herkesten önce ben başlıyorum bağırmaya bazen berberim bazen de Midas fark etmez ben sussam kör kalemim bağırır.

4 yorum:

  1. Boşluğa bağırma hissini en iyi anlatan fotografı ararken buldum sitenizi...Aklıma berber gelmişti benim de aramayı kralın kulaklarını da yad ederek yaptım.
    Bazen ne kralınız olması gerekir bu bağırma hissi için ne büyük sırlarınız.İçinizde birikenler patlama hissi uyandırdığında bir yerlere haykırmak istersiniz..
    Şimdi benim de böyle bir kuyuya ihtiyacım var işte...

    YanıtlaSil
  2. Bu konuda kuyudan bile iyi olabilirim belki, yargılamadan sadece dinlerim ve sırları asla hiç kimseye vermem =)
    İyiki bulmuşsunuz blogumu...

    YanıtlaSil
  3. Evet buldum da kaybettim gibi oldu ama bakın nasibe ki aklıma düştü yine blogunuz...Bu çok tatlı bir hissiyat insanların insanlara bile vefasının olmadığı bu günlerde bu bloga yolumun düşmesi kaliteyi gösteriyor:)

    YanıtlaSil
  4. Kalite mi bilmem ama genel olarak hepimiz aynı şeyleri yaşıyoruz galiba, biraz eksik biraz fazla. Ondandır bir yerde kendimizi bulduk mu ara sıra düşüyor aklımıza. :)

    YanıtlaSil

Fikrini söylersen yeni bir şey öğrenirim,
Küçük bir bağ kurarız hiç tanışmadan,
Farklı birinin hisleri hakkında bilgi sahibi oluruz,
Hiçbir şey olmazsa biri yazdıklarımı okudu diye mutlu oluruz,
Ya da en kötü ne olabilir ki içinden geçeni söylersen?